YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2788
KARAR NO : 2009/5958
KARAR TARİHİ : 07.04.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki ORMAN KADASTROSUNA VE 2/B UYGULMASINA İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 23/10/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07/04/2009 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı … vekili Avukat … geldi, karşı taraftan davalı … VE ORMAN BAKANLIĞI vekili Avukat … ile davalı … YÖNETİMİ vekili Avukat … … … geldi,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, … … Mahallesi 560 ada 62 parsel sayılı 1001.75 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kendi adına tapuda kayıtlı olduğunu, yörede 2006 yılında ilk kez yapılan ve 04.10.2006 – 04.04.2007 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi tamamen orman olmayan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılarak 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek, işlemin iptali ile taşınmazın tamamının orman alanı dışına çıkartılması istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece 07.06.2007 tarih 2007/88 sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.12.2007 tarih ve 2007/15917 sayılı bozma kararı ile, “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı; tapu maliki gerçek kişiler tarafından birbirlerine komşu olan farklı taşınmazlara ayrı ayrı dosyalarda açılan orman tahdidine itiraz davalarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinin aynı gün yapıldığı, hükme esas alınan uzman orman bilirkişi kurulu raporlarında çekişmeli taşınmazların üzerinde orman bitki örtüsünün bulunmadığı ,… yıllardan beri bahçe ve meyve tarımı yapılan alan olduğu, 1953 tarihli … fotoğraflarından bütünlemesi yapılan 1958 tarihli memleket haritasında yeşile … bahçe ve ormanı simgeleyen işaretler bulunduğu,bu alanların yeşile … olduğu ,siyah noktalar halinde bağ ve bahçelerin sınırlarının gösterildiği, 1990 tarihli … fotoğraflarında ise taşınmazların üzerlerinde orman bitki örtüsünün olmadığını açıkladıktan sonra taşınmazın yeşile … orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmek sureti ile raporun içeriği ile sonucunda çelişki yaratıldığı,çekişmeli taşınmazların bulunduğu … … Mahallesinde 1966 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında 560 ada 23 parsel sayılı taşınmaz üzümlük niteliği ile Mayıs 1311 tarih 37, 38 nolu “cehrilik yeri” vasıflı sicilden gelen Mart 1955 tarih 19 nolu tapu kaydı ile gerçek kişi adına tesbit edildiği, daha sonra bu taşınmazın ifraz edilmesi ile 560 ada 36, 37, 41, 45, 46, 61 ve 62 parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı, 560 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzümlük niteliği ile Haziran 1950 tarih 24 nolu üzüm bağı cinsli tapu kaydı ile, revizyon gösterilerek kadastroca tesbitleri yapıldığı ve davacı gerçek kişiler adlarına tapu kayıtları oluştuğu,bu dayanak tapu kayıtlarının hudutlarında kişilere ait üzüm bağları sınır sınır gösterildiği, dosya içinde bulunan 1953 tarihli … fotoğraflarından bütünlemesi yapılan 1958 tarihli memleket haritasında çekişmeli taşınmazların etrafının bağ rumuzu ile işaretli olarak gözüktüğü, memleket haritasında taşınmazların bulunduğu yerdeki bağ rumuzu konusuna ilişkin olarak raporlarında yer vermedikleri 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ile bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihte var olan devlet ormanları devletleştirildiğinden raporlar içeriği ve sonucu itibarı ile çelişkili, yetersiz ve eksik olduğu,o halde, mahkemece, yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi; çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak, davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Yörede 1967 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesindeki “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tespiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılan orman kadastrosu ile,aynı gün temyiz incelemesi yapılan Dairemizin, 2009/2783, 2784, 2785, 2786, 2787, 2788, 2789, 2790 ve 2791 esas sayılı dava dosyalarında, önce orman sınırı içine alınıp nitelik yitirdiği gerekçesiyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarılan alanda kalan çekişmeli parsellerin, orman kadastrosuna 6 aylık süre içinde itiraz edilmiş olduğundan, taşınmazların orman niteliğinin belirlenmesi için, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada bu taşınmazların tamamının orman sayılan yerlerden olduğun saptandığına, 560 ada 22, 32 ve 54 sayılı parsellerin halen eylemli orman olduğu nedeniyle orman niteliğini yitirme olgusu gerçekleşmediğinden 2/B madde uygulamasıyla orman sınırı dışına çıkarma işleminin yerinde olmadığına, 560 ada 51, 55, 59, 61, 62 ve 561 ada 32 parsellerin ise % 70 oranında yüksek eğimli ve tüm etrafının eski tarihli resmi belgelerde orman alanları ile çevrili olup, doğal yollarla orman niteliğini yitirdiği yolunda duraksama bulunduğuna, ne var ki bu parsellere yönelik olarak, Orman Yönetimi tarafından 2/B madde uygulaması aleyhine dava açıldığının bildirilmediğine ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı … YÖNETİMİ ve HAZİNE’ye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/04/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.