YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11067
KARAR NO : 2009/13450
KARAR TARİHİ : 28.09.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.10.2006 gün 2006/3478-3284 sayılı bozma kararında özetle: “Kadastro tesbitine bir kayıt ve belge esas alınmadığı gibi yargılamada taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Davacı taraf kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmış, davalı hazine ise davalı taraf yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürmüştür. Somut olayda bu olgular eşliğinde kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa aittir.
İddianın öne sürülüş biçimi, davalı tarafın savunması duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritaya göre taşınmazın sınırlarında eylemli biçimde devlet ormanının bulunduğu dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davada yöntemine uygun biçimde orman araştırması yapılması zorunludur.
Kural olarak mahkemece bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının yöntemine uygun olarak belirlenebilmesi için aşağıdaki kararlılık kazanan ilkelerin göz önünde tutulması gerekir. Orman kadastrosuna tabi tutulan bölgelerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı kadastro tespit gününden önce kesinleşmiş olmak koşulu ile orman sınırlandırma harita ve tutanağının yöntemine uygun şekilde yerine uygulanması yoluyla belli edilir. Aksi halde aynı doğrultudaki araştırmanın 6831 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmü uyarınca yapılacağı kuşkusuzdur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava ve temyize konu taşınmazın bulunduğu bölgede 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca orman sınırlandırması ve orman sınırlarında değişiklik yapılmasıyla ilgili yönetimsel işlemler yapılmış ise bölgede ilk kez yapılan çalışmalarda düzenlenen orman sınırlandırma harita ve tutanağı ile daha sonra bölgede 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Kanunla değişik 2. aynı yasanın 2896, 3302 ve 3373 sayılı yasalarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca yapılan yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgeler kesinleşme günlerini gösterecek şekilde orman idaresinden getirtilmesi, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman bilirkişi … memuru ve uzman ormancı bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı uzman ormancı bilirkişi eliyle bölgede orman sınırlandırması ve orman sınırlarında
değişiklik yapılmış ise bununla ilgili açık bir anlatımla 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Kanunla değişik 2 ve aynı yasanın 2896, 3302,3373 sayılı Yasalarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca yapılan yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgeler yerine uygulanmalı, uygulamada kadastro paftasının ölçeği ile orman sınırlandırma yapılmış ise orman sınırları dışına çıkarma ile ilgili yönetimsel işlemlerin dayanağı haritaların ölçekleri eşitlenmeli, yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, özellikle uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılması, taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlandırması yapılmamış ise 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmü uyarınca orman araştırması yapılmalı, bu inceleme ve değerlendirme yapılırken taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, komşu taşınmazlarla mukayesesi yapılması, ayrıca taşınmazın sınır komşularını oluşturan taşınmazların eylemli durumu da dikkate alınması, bu yolla taşınmaz mahkemece bizzat görülüp gözlenmesi, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılması, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ile tesbit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki, tutanak bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmesi, davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalarla ilgili olarak ayrıca davacı tarafın babası hakkında da yapılacağı düşünülmesi, uzman ormancı bilirkişilerden ve uzman … memurundan keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını duraksamasız gösterecek biçimde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … Köyü 145 ada 6 parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 04.09.1980 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 29.06.1987 tarihinde yapılıp kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/09/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.