Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/3978 E. 2023/15792 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3978
KARAR NO : 2023/15792
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın isteminin; hükmün temyizine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, hükümlü olduğu ceza infaz kurumu memurlarına hitaben sinkaflı sözlerle hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın savunması, mağdurların iddiası, 15.05.2015 tarihli tutanak ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek atılı suçu işlediğinin kabulüyle sanığın mahkûmiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Mağdurların anlatımı, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkûmiyeti yönündeki Yerel Mahkemenin inanç ve taktirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ikinci kez mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus yönünden bozma yapılamayacağı anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Başka suçtan cezaevinde hükümlü olan sanığın 18.11.2015 tarihli duruşma günü hazır edilmesi için yazılan müzekkereye; sanığın … Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi edildiği için hazır edilemeyeceği şeklinde cevap verilmesi ve sanığın güncel adli sicil kaydına göre başka bir suçtan dolayı hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32/1 ve 57 nci maddeleri uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunduğunun anlaşılması karşısında, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi uyarınca “Akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı.” konusunda rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanığın akıl hastalığının bulunmadığı tespit edildiği takdirde, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.