YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24552
KARAR NO : 2023/10068
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2021 tarihli ve 6-2019/30052 sayılı tebliğnamesinde katılan vekili yönünden görüş belirtilmiş ise de, katılan vekili tarafından dosyaya sunulmuş herhangi bir temyiz dilekçesi bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2018 tarihli ve 2018/11308 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2018/217 Esas, 2018/380 Karar sayılı kararı ile; sanık … hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/2975 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 35 inci maddesi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık ile diğer sanıklar arasında olay tarihinde geçen görüşme kayıtları içerikleri incelenemeden karar verilmek suretiyle sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edilmiş olduğuna,
2. Teşebbüs indirim oranı daha fazlası kadarı yapılabilecekken hakkaniyete aykırı olarak 1/4 oranında teşebbüs indirim oranı belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Suçun maddi ve manevi unsuru oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) maddesi gereğince cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna,
4. Sanığın diğer sanıklar tarafından kandırıldığını ve suça katıldığını bilmeden hareket ettiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) maddesi gereğince yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan …’ın Avusturya’da yaşadığı dönemde kreş işlettiği ve bu kreşi … isimli bir şahsa devrederek Türkiye’ye dönüş yaptığı, katılan iş yerini devrettikten sonra Avusturya yetkili makamları tarafından bir kısım belgelerin sahteliği nedeniyle kreşe ödenen bir kısım paraların iadesinin istendiği, işyerini devralan … isimli şahsın katılan tarafından 180.000 Euro dolandırıldığını öne sürdüğü, katılan Türkiye’ye döndükten sonra kreş işletmeye başladığı, fikir ve irade birliği içinde hareket eden temyiz dışı sanıklar … ve …’in katılan ile … isimli şahıs arasındaki bu anlaşmazlığı bir şekilde öğrendikleri ve bu anlaşmazlıktan yararlanarak katılandan para sızdırmaya karar verdikleri, bu suretle daha önceki temyiz dışı farklı yağma eylemlerinde katılanın bu şekilde korku ve panik içerisinde ve her seferinde para verdiğini gören sanık …’ın para alabilmek için yeni bir senaryo uydurduğu ve bu amaçla temyiz dışı sanık … ile biraraya gelerek ona “yurt dışından gelen varlıklı biri olduğunu, tehdit eden herkese para verdiğini” söyleyerek, katılandan birlikte tehditle para almayı önerdiği, temyiz dışı sanık …’in teklifi kabul etmesi üzerine, …’ın 09.03.2018 tarihinde suç arkadaşı temyiz dışı sanık …’i katılana ait kreşe gönderdiği, temyiz dışı sanık …’in kreşe telefon numarasını bırakıp ayrıldığı akabinde katılanı telefonla arayarak, kendisini soran biri olduğunu iletmesi üzerine, ertesi gün saat 15.00 sıralarında her iki temyiz dışı sanığın katılan ve kardeşi ile buluştukları ve temyiz dışı sanık …’in katılana, ağabeyinin … isimli şahıstan 18.000 Euro alacağı olduğunu, …’nın bu parayı katılanın ödeyeceğini söylediğini, ağabeyinin yurt dışında olması nedeniyle parayı alması için kendisini gönderdiğini, para ödenmezse ağabeyinin gelip farklı şeyler yapabileceğini, kendisini vurabileceklerini, öldüreceklerini söylediği, bu sözlerin olay tanığı F. C. tarafından cep telefonuna kaydedildiği, görüşme sırasında katılanın nakit parası olmadığını beyan ederek taşınmazını satması halinde ödeyebileceğini belirttiği, temyiz dışı sanık …’ın da katılana parayı ödeyip kurtulması yönünde tavsiyede bulunduğu, katılanın sanık …’in ağabeyinin gelmemesi halinde para ödemeyeceğini söylemesi üzerine temyiz dışı sanıklar … ve …’in bu kez ağabey rolünü oynaması için sanık … ile anlaştıkları ve sık sık katılanı arayarak parayı ayarlayıp ayarlayamadığını sordukları, sanıkların ısrarlarından bıkan katılanın kolluk birimine başvurarak şikayetçi olması üzerine suç üstü yapılmasına karar verildiği, katılanın temyiz dışı sanıklar … ve …’e parayı ayarladığını, buluşmak istediğini söylemesi üzerine her iki sanığın olay tarihinde katılan ile kafede buluştukları, “yurt dışında yaşayan ağabey” olduğunu söyleyerek, sanık …’ı telefonla arayarak telefonu katılana uzattıkları, sanık …’ın da “ben iki adam gönderdim, onlar gerekeni yapacak, bana …’ı ver” dediği, katılanın daha sonra arabadan alıp getirdiği poşet içerisindeki önceden seri numaraları alınmış 8.800,00 TL tutarındaki parayı masaya bırakarak çıkmasının ardından olay yerinde gerekli önlemleri alan kolluk güçlerinin içeri girerek her iki temyiz dışı sanığı ve akabinde sanık …’ı yakaladıkları kabul edilmiştir.
2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.
4. Kolluk güçleri tarafından tanzim olunan, 21.03.2018 tarihli Olay Yakalama ve Teslim Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
5. 21.03.2018 tarihli CD çözüm tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, iddia, sanık ve katılan beyanları ile tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, suç vasfının nitelikli yağma suçunu oluşturduğu ancak sanığın yağmaya teşebbüs eylemi nedeniyle yardım eden sıfatıyla sorumlu olduğu ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) maddesinin uygulanması gerektiğinin kabulü ile sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.
C. Dairemizin Kabulü
Sanık …’ün olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde suça katılıp, suç ortaklarının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı gözetilmeden, yardım eden sıfatı ile sorumlu olduğu gerekçesi ile aynı Yasanın 39 uncu maddesi uygulanmak suretiyle noksan ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından; anılan husus bozma sebebi yapılmamıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
1. Eksik İnceleme Yapılmak Suretiyle Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları ile bu beyanlarını doğrular nitelikte tanık beyanları, görüşme kayıtlarının çözümlenmesine ilişkin tutanak, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik aşamalarda farklılık arz eden kaçamaklı savunmaları, temyiz dışı sanıkların katılana şaka yaptıklarını sanarak suça konu telefon görüşmesini yaptığına ilişkin savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın eylemi sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına ve Yardım Eden Olarak Sorumlu Olmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç, anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılmak suretiyle gerçekleşir. Aynı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında nitelikli halleri düzenlenmiştir. Hâl böyle olunca sanığın temyiz dışı sanıklar … ve …’in katılanın mafya tarafından vurulacağından bahisle korkutarak para almaya çalışmaları şeklindeki eylemlerine sanığın abi rolüyle katılan ile yaptığı telefon görüşmesinde”ben iki adam gönderdim, onlar gerekeni yapacak, bana …’ı ver” demek suretiyle diğer sanıklar ile aralarındaki ilişki nedeniyle eylemlerini gerçekleştirmelerini kolaylaştırmak suretiyle yardım eden sıfatıyla eyleme iştirak ettiği anlaşılmakla bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Teşebbüste Orantılık İlkesine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Teşebbüs uygulamasında suçun geldiği aşama da gözetilmek suretiyle meydana gelen zarar ve tehlikelerin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uygulanırken yapılan indirim oranında bir isabetsizlik görülmemiş olup, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/2975 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.