Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/3550 E. 2009/5936 K. 07.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3550
KARAR NO : 2009/5936
KARAR TARİHİ : 07.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 31.03.2006 gün ve 2006/3424-4321 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hükme yeterli olmadığı; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu parselin (B) ile gösterilen 2.450 m2’lik bölümünün 1744 Sayılı Yasanın 2. madde hükmüne göre V sayılı poligon içinde orman sınırları dışına çıkarılan yer, geri kalan bölümünün ise baştan beri orman sınırı dışında olduğu belirtilmişse de, bilirkişi raporuna eklenen krokili raporda, çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki konumu açıklanmamış, orman kadastro tutanaklarındaki tarifler ile ölçü değerlerinin zemine ne şekilde uygulandığı yolunda da Yargıtay denetimine açık olacak biçimde bilgi verilmemiştir. Sadece aplikasyon haritasının uygulanmasıyla yetinilmiştir.
Kesinleşen orman kadastro sınırlarını hiçbir merci ve makamın aplikasyonla bile olsa değiştirme yetkisinin bulunmadığı, aplikasoyunun ilk orman sınırlandırmasına uygun olma zorunluluğu göz önüne alındığında, Yargıtay denetimine açık olamayan ve ilk tahdit haritası ile irtibatlandırılmayan krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Diğer taraftan davacı Hazinenin davası sadece 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan bölüm hakkında olmayıp parselin tümü hakkındadır. Hazine 3402 Sayılı Yasanını 12. maddesinin 3. bendinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiası ile her zaman dava açabileceği gibi yörede ilk orman tahdidi 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır ve bu yasaya göre yapılan tahditlerde sadece Devlet Ormanları belirlenmiş olduğundan, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13/07/1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşan kesinleşmiş tahdit haritaları sınırlarına göre orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu sapmakta bu harita ve tutanaklar yeterli değildir. Bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir. Hazinenin çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmış olduğundan, taşınmazın 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre durumunun belirlenmesi gerekir. Anılan hususlarda araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı, Dairece hükmün düzeltilerek onanması maddi yanılgıya dayalıdır.
4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme gerek olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilmiş ormanların bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece öncelikle “orman sınırlandırılması 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan yapıldığından, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosuna, daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin aslına göre renklendirilmiş ve orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği onaylı orman kadastro haritaları ile tutanakları, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait en eski tarihli memleket hiratısının orjinalinden renkli fotokopisi … fotoğrafları ve amenajman planı bulundukları yerden getirtilerek dosya içine konulmalıdır. Daha sonra, mahekemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasında seçilecek üç uzman orman mühendisi ile yeteri kadar harita mühendisi ya da … ehlinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yapılacak keşifte 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanakları, yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişilerin eliyle, ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleir ile ve eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit noktaların bulundukları yerler zeminde tespit edilip, orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı belirlenmelidir. Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmeli, memleket haritası örneği üzerinde gösterilmelidir. 1942 yılı orman kadastro tutanak ve hiratası zemine uygulandıktan sonra aynı yöntemle 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin çalışma tutanak ve haritası uygulanmalı, memleket haritası üzerinde gösterilmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman kadastrosuna ve daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
Eğer taşınmazların tamamının veya bir kısmının 1942 yılında yapılıp kesinleşen tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa, eski memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı, tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K., 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orjinal- renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın ilk orman kadastrosuna ve daha sonra aplikasyon, 2. madde ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, çekişmeli taşınmazın konumu … parsellerle birlikte orjinal renkli memleket haritası örneği üzerinde konumu gösterilerek rapora ekletilmeli, dava konusu parselin önceki ve hali hazır eylemli durumu hakkında bilirkişilerden ayrıntılı rapor alınmalıdır” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, … Köyü 643 parselin B=2450 m2 bölümünün tapusunun iptaline, Hazine adına tesciline, (A) harfli bölümüne yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Hazine tarafından 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde kapsamında kaldığı iddiası ile açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine görE yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976-1981 yılları arasında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre tahdidi yapılmış ormanların aplikasyon ve 2. madde uygulaması yine 1989 yılında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen, gerekleri yerine getirilmemiştir. Dairenin bozma kararında “özelllikle üç uzman orman bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp taşınmazın 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman sınırının memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları da uygulanıp, orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda açıklamalı rapor alınması, tahdit sınırının bu belgelere göre de belirlenmesi” gereğine değinildiği halde, keşif yapılmadan bilirkişiden ek rapor alınıp, aynen bozma kararından önceki gibi hüküm kurulmuştur. Alınan ek rapor bozma kararında açıklanan konuları karşılar mahiyette değildir. Mahkemece bozma kararına uyulmakla lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak, mahkeme için de o doğrultuda araştırma ve inceleme yapma yükümlülüğü doğar.
Bu nedenle; 31.03.2006 günlü bozma kararında değinilen eksikliklerin aynen yerine getirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle uzman bilirkişiden ek rapor alınarak bozma kararı gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA07/04/2009 günü oybirliği ile karar verildi.