YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1766
KARAR NO : 2007/6289
KARAR TARİHİ : 15.06.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 22.11.2004 tarihli alacağın temliki sözleşmesine istinaden dava dışı … … alacağına karşılık aldığı üç adet senede istinaden davalı aleyhine icra takibi yaptığını, ancak haksız itiraz üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevabında davacı ile müvekkili arasında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını, takip konusu senetlerin sıra senet olarak davalının vadeli araba aldığı dava dışı …………’ya verildiğini davalının borcunu ödemesine rağmen senetlerin iade edilmediğini, takibe konu senetlerin kombiyo vasfında olmadığını, davacının kötüniyetli olup, muvazaalı olarak alacağın temliki sözleşmesi yapılıp takip yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre icra takibine konu edilen senetlerin bono vasfında olmadığını, bu nedenle ciro yoluyla devrinin sözkonusu olamayacağı, taraflar arasında alacak borç ilişkisi de bulunmadığı, davalı ile davadışı kişi yada kişiler arasında servis aracı alım-satımı nedeniyle alacak borç ilişkisi doğduğu ancak davalının bu 3.kişi yada kişilere halen borcunun olup olmadığının belli olmadığı, davacı tarafın dayandığı 22.11.2004 tarihli özel belgenin hukuken somut başka delillerle desteklenmediği sürece davacı iddiasının subutuna dayanak yapılamayacağı, davalının davacıya doğrudan bir borcu bulunmadığı, davalının icra takibine itirazında haklı görüldüğü, davacının icra takibinde haksız olmakla birlikte kötüniyetli olduğunun sabit olmadığı gerekçesi ile davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 22.11.2004 tarihli alacağın temliki sözleşmesi uyarınca alacak talebinde bulunmaktadır. BK.’nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca belirtilen temlik sözleşmesi geçerli olduğundan temelindeki ilişki araştırılıp, temlike konu alacağın tesbiti ile uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.6 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.