YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4915
KARAR NO : 2006/11300
KARAR TARİHİ : 29.11.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının siparişi üzerine müvekkilinin 9139 adet tekstil ürününü Türkiye’ye ihraç ederek gönderdiğini, davalının 31.502,13 Euro değerindeki mal tutarının 19.750 Euro ‘sunu mükvekkiline transfer ettiğini beyan ettiğini, ancak banka ile yapılan görüşme sonuda davalının para transfer işlemini iptal ettiğini belirterek öncellikle depodaki mallarla ilğili olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi, malların müvekkiline ait olduğunun tespitiyle müvekkiline iadesine, tedbirin sonuçsuz kalması veya malların karşı tarafça alınması halinde mal bedeli 31.502,13 Euro’nun davalıdan tahsiline karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yabancı olduğundan teminat yatırması gerektiğini, satışa konu malların KKDF vergi ve sair ithal işlemlerinin tamamlanması suretiyle millileştirerek müvekkilinin milliyetine geçtiğini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılabilmesi için müvekkilinden tahsili istenen 31.502 Euro’nun mahkeme veznesine yatırmaya hazır olduklarını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delilere göre, satışa konu tekstil ürünlerinin gümrük işlemlerinin tamamlanmış olduğu, ancak bedelinin davalı tarafından ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Halkalı Tekstil İhtisas Gümrük Müdürlüğü Egemen Antreposunda bulunan 9139 adet tekstil ürününün davacıya ait olduğunun tespitine, ürün bedeli 31.502 Euro’nun davalı tarafından ödendiğinde sözkonusu ürünlerin davalıya teslimine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK 388 ve 389. maddeleri uyarınca hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yerel mahkeme kararında davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verildiği halde, hangi kısmın kabul edildiği ve hangi kısmın reddedildiği anlaşılamamaktadır. Öte yandan kurulan hüküm infazda tereddüt yaratabilecek niteliktedir. Bu hal anılan yasa hükümlerine aykırılık oluşturur.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine 29.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.