YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3958
KARAR NO : 2023/16073
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2015 tarihli 2015/615 Esas, 2015/911 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, tanığın şikâyetçinin mesai arkadaşı olması nedeni ile tarafsız olarak değerlendirilemeyeceği ve dosya kapsamında atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığından hükmün bozulmasına yönelik süre tutum dilekçesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın; şikâyetçiye hitaben “Ben eşimle konuşuyorum sanane benim eşimle ayrılmamdan senin bir beklentin mi var, kaç paralık adamsın, kaç para istiyorsan söyle vereyim.” şeklinde hakaret ettiğinden bahisle hakaret suçundan cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece şikayetçinin aşamalarda birbiriyle çelişmeyen, tanık anlatımı ile desteklenen ve doğrulanan beyanı dikkate alındığında sanığın savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu ve atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; tanık …’nin şikâyetçinin iş arkadaşı olmasının tek başına tarafsız olmadığına dair kanaat oluşturmayacağı anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın şikâyetçiye hitaben söylediği kabul edilen sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyet kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.