YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16553
KARAR NO : 2023/16066
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma, kasten yaralama, 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet, tefecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ile temyiz sebeplerine göre, dosya görüşüldü:
A. Sanık Hakkında Tefecilik, Kasten Yaralama, 6136 sayılı Yasa’ya Muhalefet ve İhaleye Fesat Karıştırma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge adliye mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilmesinin mümkün olmaması ve atılı suçların 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun’a eklenen 286 ncı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan temyiz edilebilecek suçlar arasında düzenlenmemesi karşısında; Bölge adliye mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarının kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, sanık ile müdafiinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyizinde ise
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddeleri kapsamında sanık ile müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile anılan Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek, yapılan değerlendirmede:
Sanık ile müdafinin temyizinin; atılı suçların işlenmediğine, suç örgütüyle ilgili kanıtların nelerden ibaret olduğu ortaya konulmadan karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, yasal düzenlemelerin tekrarı ve yorumuyla hüküm kurulamayacağına, 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinin beşinci fıkrasının geniş yorumlandığına, iletişim tespit tutanaklarının kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun delili olamayacağına, eksik incelemeyle ve sadece mağdurun kolluktaki beyanlarının esas alınarak hükmün verildiğine, yönelik olduğu,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, katılanların, mağdurların, müştekilerin ve tanıkların aşamalardaki beyanları, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanaklar, iletişim tespit tutanakları, teknik takip ve fiziki takip tutanakları, doktor raporları, Adli Tıp Kurulu Raporu, Masak raporu, alınan kriminal uzmanlık raporları, bilirkişi raporları ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mağdurun kolluktaki beyanları ile uyumlu tanık …’nin beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçları işlediği anlaşıldığından, tebliğname’deki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
1. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunda bozmayı gerektirecek bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 09.12.2021 tarih 2021/4387 Esas, 2021/4452 sayılı hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık … ile müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde ise,
5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup, bu konunun Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma suçundan hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında anılan maddenin uygulanması yerine sanığın … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/644 Esas 2011/1106 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; Tebliğname’ye aykırı olarak, hükümden tekerrür ile ilgili kısmının çıkarılarak “5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince örgüt mensubu suçlu hakkında hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre, çektirilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi gereğince “dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesine kararın bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmesine, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.