Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/5055 E. 2023/599 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5055
KARAR NO : 2023/599
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271

sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2019/424 Esas, 2020/102 Karar sayılı kararı ile İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/266 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/266 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2020 tarihli ve 2019/266 Esas, 2020/257 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15/12/2020 tarihli ve 2020/3336 Esas, 2020/3249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Her iki olayda adli arama kararı veya arama emri olmadan yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğuna,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
5. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
18.09.2018 tarihinde kolluk görevlilerinin…. plakalı aracı durumundan şüphelenerek durdurdukları, aracın sürücü koltuğunda oturan sanığın kendi rızası ile araç direksiyonunun alt kısmında bulunan sigorta kapağını çıkartarak buraya zulalanmış vaziyette 12 paket esrarı polislere teslim ettiği, sanığın uyuşturucu maddeyi çıkarttığı yere polisler tarafından bakıldığında siyah renkli fermuarlı bir çanta bulunduğu, bu çantanın içinde kırmızı, sarı ve beyaz bantlarla özel olarak işaretlenmiş 6 paket kokain ile 5 paket MDMA etken maddesini içeren uyuşturucu maddenin ele geçirildiği; 28.09.2018 tarihinde kolluk görevlilerinin rutin devriye görevlerini yaptıkları esnada park halinde beklemekte olan …. plakalı aracın şoför koltuğunda sanığın, yolcu koltuğunda ise hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık Barbaros’un oturduğunun anlaşıldığı, sanığa araçta uyuşturucu madde olup olmadığı sorulduğunda, sanığın aracın direksiyonunu kendisine doğru çekerek göğüs kısmında özel olarak zulalanmış yerden bir adet kuruyemiş paketini ve aynı yerden çıkarığı bir adet siyah çorabı görevlilere rızası ile teslim ettiği, görevlilerce kuruyemiş paketi içinde 13 paket esrar, siyah çorabın içinde ise 9 paket MDMA ile 44 paket kokain ele geçirildiği; iki farklı tarihte de sanıktan ele geçirilen uyuşturucu maddelerin çeşitliliği, miktar itibariyle fazla olması, zulalanmış ve paketli halde oluşu gözetildiğinde sanığın ele geçen uyuşturucu maddeleri satmak amacıyla bulundurduğu gerekçesiyle sanığın zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş, 18.09.2018 tarihinde görevlilerce araçtan uyuşturucu madde kokusu geldiğinin tespit edildiği, bu halde sanığın araçtaki uyuşturucu maddeyi rızasıyla teslim etmesi etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği, 28.09.2018 tarihinde aracından çıkan bir kısım maddelerin kendisine ait olduğunu kabul etmediği, ancak bu maddelerinde sanığa ait olduğunun sabit olduğu, etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi için uyuşturucu maddelerin tamamını sanığın vermesi gerektiği, bu unsur oluşmadığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi hükmünde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, her iki olayda kolluk görevlilerince yapılan arama işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/3336 Esas, 2020/3249 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.