YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12809
KARAR NO : 2023/482
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/185 E., 2017/24 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2011 tarihli ve 2009/158 Esas, 2011/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2011 tarihli ve 2009/158 Esas, 2011/96 Karar sayılı kararının, katılan … vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2015/11090 Esas, 2015/29095 Karar sayılı ilâmıyla;
“Sanığın savunmasında, çeki Murat İslamoğlu isimli bir kişiden satmış olduğu balıklara istinaden aldığını, ancak Murat İslamoğlu isimli kişinin adres ve diğer bilgilerini bilmediği ve bu kişiye tüm aramalara rağmen ulaşılamaması karşısında, sanığın talimatla alınan ifadesinde Murat İslamoğlu’na balık sattığına dair irsaliyeli fatura ibraz etmesi nedeniyle sanığa ait faturanın kesildiği koçanlar getirtilip incelenerek faturanın usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, düzenleme tarihlerinin önceye dayalı olarak sonradan atılıp atılmadığı belirlenip savunmanın gerçekliği araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken varlığı tespit edilemeyen Murat İslamoğlu’ndan alındığı iddia edilen çekin ilgilisi bulunmadığı takdirde suçun sübuta ereceği gözetilmeden hiçbir araştırmaya dayalı olmadan şüpheden bahsedilerek yazılı şekilde karar verilmesi”,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ereğli(Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2017 tarihli ve 2015/185 Esas, 2017/24 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 35.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi; sanığın atılı suçu işlemediğine, suçların sübut bulmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın balıkçılık işi ile uğraştıkları, sanığın suç tarihinde katılan …’dan mal aldığı, karşılığında katılana Garanti Bankası İstanbul Gültepe Şubesinden verilme 20.03.2007 tarihli 0756627 seri nolu 17.500,00 Türk Lirası değerinde çek verdiği, çekte hesap sahibinin … olarak görünmesine rağmen Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 30.12.2008 tarihli rapora göre keşideci imzasının …’e ait olmadığı ve 23.06.2009 tarihli kriminal raporuna göre de çekin aldatma yeteneğinin bulunduğunun belirtildiği sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın bu çeki İstanbul’da balıkçılık yapan açık kimlik ve adres bilgisini temin edemediği Murat İslamoğlu isimli bir şahıstan aldığını savunduğu belirlenmiştir.
3. Mahkemesince, yapılan araştırmada Murat İslamoğlu isimli bir şahsın tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
4. Sanığın eylemi neticesinde atılı suça ilişkin olarak;
a) Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 30.12.2008 tarihli raporuna göre … adına atılan imzanın …’e ait olmadığının,
b) Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.10.2010 tarihli Uzmanlık Raporuna göre, çekin arka yüzündeki … yazısının sanık …’e ait olduğu ancak çekteki diğer yazı ve imzaların …’in elinden çıktığını gösterir nitelikte kaligrafik ilgi ve irtibatı tespit edilemediğinin,
Bildirildiği anlaşılmıştır.
5. 29.06.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın söz konusu çek karşılığında balık ürünü sattığına ilişkin dosyaya sunmuş olduğu 10.01.2007 tarih ve 000779 sıra numaralı irsaliyeli faturanın yasal defter kayıtlarında yer aldığını, bir önceki 000778 sıra numaralı faturanın ise 21.01.2003 tarihinde düzenlendiğini, 2007 yılında toplamda 31 adet fatura düzenlemesine rağmen 5 ayrı fatura koçanı kullandığını, faturaların nizam yönünden 213 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sıra numarasına göre teselsül ettirilmediğinden usulüne uygun düzenlenmediğini, söz konusu fatura tutarının 28.03.2007 tarihinde Düzeltme Beyannamesi vermek suretiyle 2007 yılı Ocak Dönemi KDV Beyannamesine dahil ettiğini, söz konusu faturanın dava konusu çek ile ilgili problemin ortaya çıkmasından sonra düzenlendiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
6. Mahkemesince beyanına başvurulan tanık …’nın beyanında sanığın savunmasında geçen Murat İslamoğlu isimli şahsı tanıdığını kendisi ile çok kez alışveriş yaptığını ancak bu şahsın sanığın da olduğu bir kaç esnafa çek verdiğini belirtmiş olduğu anlaşılmıştır.
7. Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
8. Mahkemesince sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği zamanaşımın kesilmesi halinde, zamanaşımı süresinin ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağının belirtilmiş olması nedeniyle 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 28.01.2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Sanık aşamalarda, açık kimlik ve adres bilgisini temin edemediği Murat İslamoğlu’na satmış olduğu balık karşılığında kendisinden almış olduğu suça konu 17.500,00 Türk Lirası bedelli çeki aralarında uzun süredir ticari alışveriş bulunan katılan …’a ciro ederek verdiğini belirtmiş olup, Can Balık isimli firmanın yetkilisi olan katılan …’ın ve bu firmada çalışan tanıkların alınan beyanlarında sanık ile aralarında sürekli ticari alışverişin olduğunu, sanığın daha öncesindeki alışverişlerini nakit olarak yaptığını söz konusu alışverişte ise bir kısmını nakit kalan kısmı için suça konu çeki verdiğini, çeki aldıktan sonra bankaya sorduklarında çekin sağlam olduğunun belirtildiğini ancak çekin bankaya ibrazında sahte olduğunun tespit edildiği, katılanın avukatı aracılığıyla yapmış olduğu icra takibine sanık … tarafından itiraz edilmeyip mal beyanında bulunulduğunu ancak borcun ödenmediğini belirtmiş olması yine tanık …’nın alınan beyanında kendisi gibi bir çok esnafın da Murat İslamoğlu olduğunu söyleyen şahsa balık ürünü sattıklarını bildirmiş olması, sanığın çek üzerinde kendi cirosu haricinde imza ve yazısının bulunmadığının bilirkişi raporları ile sabit olması karşısında, dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, kesin delil olmadığı anlaşılmakla beraatine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2017 tarihli ve 2015/185 Esas, 2017/24 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2017 tarihli ve 2015/185 Esas, 2017/24 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.