YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1812
KARAR NO : 2008/8648
KARAR TARİHİ : 22.09.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 11/05/2006
Nosu :4/304
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalının üç adet çekten dolayı 636.789.00 YTL tutarında alacağın tahsili için icra takibine giriştiğini, takipten bir gün önce müvekkilinin borcundan düşülmek kaydıyla 150.000 YTL’ lik teminat mektubunun nakde tahvil ettirildiğini, davalının bu miktarı takip talebinden düşmeyerek takipte bulunduğunu belirterek İstanbul 6.İcra Müdürlüğü’ nün 2005/19892 esas sayılı takip dosyası yönünden 150.000 YTL’ lik kısmın ödenmesi sebebiyle bu miktar kadar borcun bulunmadığının tespitine, takip dosyası yönünden 486.789.00 YTL olarak borcunun bulunduğunun tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip konusu çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle teminat mektubunun bankaya ibraz edildiğini, ancak müvekkilinin bankalardan hesap mutabakatı olarak buna göre işlem yaptığını, bu yöndeki işlemin takip tarihinden sonra kendilerine bildirildiğini, durumu öğrenir öğrenmez icra dosyasına beyanda bulunulduğunu ve takip konusu borçtan tenzil edildiğini, davanın konusuz kaldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının teminat mektubunun paraya çevrilmesinden sonra durumun davalıya bildirilmesini takiben icra müdürlüğüne bu durumun bildirildiği, takip konusu miktardan ödenen bu miktarın düşülmesini talep ettiği, davalının kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının davacı menfi tespit istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde 150.000 YTL’ den borçlu bulunmadığının tespiti istenilmektedir. Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğine göre dava değeri olarak gösterilen bu miktar üzerinden nisbi karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin hesaplanması gerekirken yanlış hesaplama sonucu dava konusu olmayan davacının sorumlu olduğu borç miktarı üzerinden belirlenmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.