YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/186
KARAR NO : 2023/610
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1017 E., 2015/289 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/1017 Esas, 2015/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü, 62 nci ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Başka bir suçtan gözaltına alınan sanığın ibraz ettiği kendi fotoğrafına havi ancak … adına düzenlenen nüfus cüzdanın sahte olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında suçunu ikrar etmiştir.
3. Antalya Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün 25.11.2014 tarihli ekspertiz raporuna göre, suça konu nüfus cüzdanının sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece yapılan gözlemde, suça konu nüfus cüzdanın aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
5. Mahkemece iddia, savunma, müşteki beyanı ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit olduğundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Başka suçtan farklı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığın 16.03.2015 tarihli oturumda alınan savunmasında vareste talebi bulunmaması karşısında, hükmün açıklandığı 17.03.2015 tarihli son oturumda SEGBİS yoluyla duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden yokluğunda karar verilerek savunma hakkı kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılması,
2. Antalya Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün 25.11.2014 tarih ve ekspertiz raporu ve dosyada bulunan nüfus cüzdanının incelenmesinde, ön yüzünde soğuk mühür izinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; Nüfus Hizmetleri Kanununun uygulanmasına ilişkin Yönetmelik’in 130 ncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan ”soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanır.” hükmüne uygun şekilde fotoğraf üzerindeki soğuk damga izi bulunmayan nüfus cüzdanının bu hali ile aldatıcılık niteliği bulunmayacağından, TCK’nın 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
3. Sanık hakkında hükmedilen sonuç cezanın ”2 yıl 1 ay ” hapis yerine” 1 yıl 13 ay” olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı gereğince TCK’nın 53 üncü maddesinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/1017 Esas, 2015/289 Karar sayılı kararına yönelik Sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.