Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/7033 E. 2007/1126 K. 12.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7033
KARAR NO : 2007/1126
KARAR TARİHİ : 12.02.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı … ile 05.10.1998 tarihinde taşıt kredisi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların akde kefalet ettiklerini, sözleşme gereği kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz olunduğunu iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve … savunmalarında kredi sözleşmesi imzalanmasının kredinin kullanıldığı anlamına gelmediğini, bankadan herhangibir kredi kullanmadıklarını, kredinin sahte evrak tanzimi suretiyle davacı banka personeli ve araç satıcısı yetkilisi tarafından bankadan çekildiğini, adı geçen kişiler hakkında ceza davası açıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, imzası inkar edilmeyen sözleşme gereği kredinin satıcı şirkete ödendiği gerekçesiyle, benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı … A.Ş.’ nin 26.08.2000 tarihli protokol ile borcu kabul etmesine ve ödeme taahhüdünü yerine getirdiğinin kanıtlanamamış olmasına göre, … A.Ş.’ nin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davalılar … ve …’ ün temyizine gelince; Davalılar kredi kullanımı için düzenlenen belgelerin sahte olduğunu, sahteciliği davacı banka, emniyet ve satıcı şirket yetkililerinin birlikte yaptığını, kredi kullanımından haberdar olmadıkları gibi kendilerine satılan ve teslim olunan bir aracın da bulunmadığını, sözleşmede imza olmasının kredinin kullanıldığı anlamına gelmeyeceğini savunmuşlardır.
Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın 22.03.2005 tarihli iddianamesi ile sanık Polis Memurları …, …, Sanık banka personeli …, …, …, …, … ile satıcı şirket yetkilisi … nun 16 araç alımı için 10 adet kredi sözleşmesi düzenledikleri, sahte ruhsat temin ederek bu ruhsatlara sahte rehin şerhi işledikleri ve sahte olarak trafiğe tescil belgesi düzenledikleri, bu evraklar ile bankanın kredili müşterilerinin haberi olmadan 123.884.900.000 TL parayı çektikleri iddia edilerek, cezalandırılmaları için Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.
B.K.’ nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince saptanan maddi olgular hukuk hakimini bağlar.
Bu durumda mahkemece, aralarında barka personelinin de sanık bulunduğu usulsüz kredi kullanımına ilişkin ceza davasının sonucu beklenerek hasıl olacak sonuca göre, tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda(1) sayılı bentte açıklanan nedenle … A.Ş.’ nin temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalılar … ve … yararına BOZULMASINA, davalılar … ve … vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunduğundan takdiren 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalılar … ve …’ e ödenmesine, 12.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.