YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7034
KARAR NO : 2007/1127
KARAR TARİHİ : 12.02.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah. Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali-menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vek.Av. … gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı … ile 22.5.1998 tarihinde taşıt kredisi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların akde kefalet ettiklerini, sözleşme gereği kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz olunduğunu iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve … savunmalarında kredi sözleşmesi imzalanmasının kredinin kullanıldığı anlamına gelmediğini, bankadan herhangi bir kredi kullanmadıklarını, kredinin sahte evrak tanzimi suretiyle davacı banka personeli ve araç satıcısı yetkilisi tarafından bankadan çekildiğini adı geçen kişiler hakkında ceza davası açıldığını beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
… tarafından açılan 2005/266 esas sayılı menfi tespit davası itirazın iptali davası ile birleştirilmiştir.
Mahkemece, imzası inkar edilmeyen sözleşme gereği kredinin satıcı şirkete ödendiği gerekçesiyle benimsenen bilirkişi raporuna göre itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, birleşen menfi tesbit davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalılar birleşen davacı vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı … A.Ş. nin 26.8.2000 tarihli protokol ile borcu kabul etmesine ve ödeme taahhüdünü yerine getirdiğinin kanıtlanamamış olmasına göre davalı … A.Ş temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalılar … ve …’in temyizine gelince;
Davalılar kredi kullanımı için düzenlenen belgelerin sahte olduğunu sahteciliğin davacı banka, emniyet ve satıcı şirket yetkililerinin birlikte yaptığını, kredi kullanımından haberdar olmadıkları gibi kendilerine satılan ve teslim olunan bir araç ta bulunmadığını sözleşmede imza olmasının kredinin kullanıldığı anlamına gelmeyeceğini savunmuşlardır.
Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 22.3.2005 tarihli iddianamesiyle sanık polis memurları …, …, sanık banka personeli …, …, …, …, … ile satıcı şirket yetkilisi …’nun 16 araç alımı için 10 adet kredi sözleşmesi düzenledikleri, sahte ruhsat temin ederek bu ruhsatlara sahte rehin şerhi işledikleri ve sahte olarak trafiğe tescil belgesi düzenledikleri, bu evraklar ile bankanın kredili müşterilerinin haberi olmadan 123.884.900.000.TL: parayı çektikleri iddia edilerek, cezalandırılmaları için Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.
BK. 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince saptanan maddi olgular hukuk hakimini bağlar.
Diğer yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda kullandırıldığı iddia olunan krediye yönelik bir kısım geri ödemeler yapıldığı da tespit olunmuştur.
Bu durumda, mahkemece aralarında banka personelininde sanık olarak bulunduğu usulsüz kredi kullanımına ilişkin ceza davasının sonucu beklenerek ve kredinin geri ödenmesine ilişkin kısmi ödemelerin kim tarafından yapıldığı araştırılarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle … A.Ş. nin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı … ve davalı birleşen davacı … yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalı … ve davalı birleşen davacı …’e ödenmesine, 12.2 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.