YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1008
KARAR NO : 2023/2949
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2014 tarihli ve 2013/445 Esas, 2014/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verilmiştir.
2. İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2014 tarihli ve 2013/445 Esas, 2014/249 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarihli ve 2016/11447 Esas, 2019/8450 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2019/765 Esas, 2022/603 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi; zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında hataya düşülerek verilen düşme hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; mesleki mazeretleri kabul edilip savunma için süre verilmesi yerine savunma haklarını ihlal ederek ve eksik araştırma ile verilen düşme hükmünün hukuka aykırı olması ve sanık lehine vekalet ücreti verilememesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında mahkumiyet hükmünün verildiği 24.10.2014 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2019/765 Esas, 2022/603 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.