Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/13533 E. 2023/2870 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13533
KARAR NO : 2023/2870
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2009 tarihli ve 2007/95 Esas, 2009/286 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2009 tarihli ve 2007/95 Esas, 2009/286 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 20.11.2013 tarihli ve 2012/9427 Esas, 2013/18066 Karar sayılı kararı ile sanıkların müsnet suçtan mahkumiyetleri yerine beraatlerine hükmedilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2013/315 Esas, 2015/30 Karar kararı ile sanıklar hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II . TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafinin temyiz isteği kargo makbuzları ve müşterilere verilen makbuzlarda sanık …’ın imzasının bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, müşterilerle sanık … yüzleştirilmeden, sanık …’ın katılan şirket telefonlarını kendi cep telefonuna yönlendirdiği ve tanık … … adına hat çıkardığı iddiasının araştırılmadan eksik inceleme sonucu sanıkların mahkumiyetlerine hükmedildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın, katılan …. (Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Merkezi) isimli şirkette bir süre pazarlama elemanı olarak çalıştığı ve 30.09.2005 tarihinde işten ayrıldıktan sonra katılan şirketin telefon numarasını kendisine ait telefona yönlendirerek veya tanık … … adına hat çıkartıp bu hattı kullanmak sureti ile katılan şirket portföyünde bulunan müşteriler , … ve … …’yı arayıp ”ben avukat … …. (Tekstil Konfeksiyon Araştırma Merkezi) adına arıyorum, firmaya borcunuz var, icra takibine geçeceğiz galiba ödeme zorluğu içindesiniz, eğer satın aldığınız kitapları gönderirseniz tüm senetlerinizi size iade ederek borçlarınızı sileceğiz” diyerek bu müşterilerden katılan şirketten satın aldıkları kitapları istediği, müşterilerin de kitapları ya kendisini … … olarak tanıtan sanık …’a elden teslim ettikleri ya da kargo aracılığıyla gönderdikleri, sanıkların bu şekilde elde ettikleri kitapları sanık … ‘ın yetkilisi olduğu Tekstil Kitapları Araştırma Merkezi isimli şirket aracılığıyla satarak menfaat temin ettikleri anlaşılmıştır.
2. Sanıklar savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir..
3. Tanık … ifadesinde eşi …’ın (….) Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma San. ve Tic. Ltd. Şti’nden aldığı 12 adet kitabı evlerine gelen sanık …’a teslim ettiğini belirtmiş ve sanığı kesin bir şekilde teşhis etmiştir.
4. Tanık … ifadesinde katılan … (Tekstil Konfeksiyon Araştırma Merkezi) isimli şirkette çalıştığını söyleyen ve kendisini … Melih olarak tanıtan bir şahsın iş yerine gelerek kitapları teslim aldığını, daha sonra yaptığı araştırmada bu kitapların …. (Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Merkezi) şirketine teslim edilmediğini öğrendiğini beyan etmiştir.
5. Tanık … … ifadesinde katılan … (Tekstil Konfeksiyon Araştırma Merkezi) isimli şirketten geldiğini söyleyerek kendisini … ismiyle tanıtan kişinin, annesi …’dan kitapları teslim aldığını ve …. (Tekstil ve Konfeksiyon Araştırmacı Merkezi) isimli şirketin kaşesinin bulunduğu belgeyi verdiğini beyan etmiştir
6. Tanık … ifadesinde kendisini … ismiyle tanıtan kişinin, ablası … …’tan kitapları teslim aldığını ve …. (Tekstil ve Konfeksiyon Araştırmacı Merkezi) isimli şirketin kaşesinin bulunduğu belgeyi verdiğini beyan etmiştir
7. Mahkemece sanıkların, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanıkların olay ve olgular kısmının 1 numaralı bendinde anlatılan hileli eylemlerinin katılan şirketin müşterileri olan … ve … ‘ya yönelik olması ve sanıkların bu müşterilerden haksız menfaat temin etmeleri karşısında sanıkların eylemlerinin yukarıda isimleri yazılı olan on beş mağdura yönelik ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirlenmiştir.
2. Suç tarihinin en aleyhe kabulle 29.11.2005 olduğu tespit edilmiştir.
3. Sanıkların eylemlerine uyan dolandırıcılık suçu için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi ve 67 nci maddesinin 4 üncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2013/315 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararı yönelik sanıklar müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.