Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/3921 E. 2023/16114 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3921
KARAR NO : 2023/16114
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın katılanın sivil kıyafetli olması sebebiyle polis olduğunu anlamadığı, insan öldürme suçundan hükümlü olması sebebiyle hasım sahibi olduğu ve korkup kaçtığı ancak polis sirenlerinin çalması ile kaçmaya son vererek teslim olduğu, bu kapsamda sanığın suç kastı olmadığı, suçun oluştuğunun kabul edilmesi halinde de aracın silah olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğu, aracın yalnızca kaçmakta kullanıldığı, aracın kolluk kuvvetleri üzerine sürülmediği veya herhangi zarar verici bir şekilde kullanılmadığına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın başka bir suç sebebiyle ihbar edilen plaka sayılı aracın içerisinde olduğunun görülmesi üzerine katılanın elindeki polis tanıtma kartını sanığa gösterdiği ve “Dur polis” şeklinde yüksek sesle seslendiği, sanığın şoför kabininde çalışır halde bulundurduğu aracı dur ihtarına uymayarak geri vitese taktığı ve ters istikamete doğru aracıyla kaçmaya çalıştığı, katılanın aracın şoför camından içeriye elini sokarak sanığın kolundan tutmak suretiyle kaçmasını engellemeye çalıştığı ve “Dur polis” şeklinde ihtarlarına devam ettiği, sanığın aracı geriye doğru hareket ettirerek kaçmaya çalışması nedeniyle katılanın aracın aynasına takılarak yere düşmesi neticesinde her iki elinden, sol bacağından ve sol omuzundan alınan kati hekim raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı, bu suretle sanığın katılana görevi yaptırmamak için direndiği iddiasının; sanığın, katılan tarafından dur ihtarı yapılmasına rağmen durmayarak ve katılana çarpıp kaçarak olay yerinden uzaklaştığına ilişkin tutanak, tanıklar … ve …’nin olayı doğrulayan anlatımları, katılan hakkında düzenlenen 18.02.2015 tarihli kati hekim raporu ve katılanın her aşamada benzer şekilde iddialarını devam ettiren beyanları neticesinde sübut bulduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Tanık anlatımlarından ve tutanaklardan katılanın olay anında sanığa yüksek sesle “Dur polis” şeklinde bir kaç kere ihtarda bulunduğu anlaşılmakla, sanığın katılanın polis olduğunu anlamadığına dair savunmasına itibar edilmemesi yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanığın olay anında katılandan kurtulmak için içinde bulunduğu aracı manevra yapıp hızla uzaklaştığı ve bu esnada bir kolu aracın içeride olan katılana çarpmayı göze aldığı anlaşılmakla sanığın eylemini silahla gerçekleştirdiği şeklindeki kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiş ve sanığın aracını katılanın üzerine sürmediği yahut katılana zarar verici şekilde kullanmadığına yönelik temyiz sebebinin reddi gerekmiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.