Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/4969 E. 2023/404 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4969
KARAR NO : 2023/404
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/539 E., 2022/12 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2012 tarihli ve 2011/345 Esas, 2012/1353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2012 tarihli ve 2011/345 Esas, 2012/1353 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 06.03.2017 tarihli ve 2017/541 Esas, 2017/7069 Karar sayılı kararı ile “Sanığa yüklenen basit dolandırıcılık suçu nedeniyle hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2018/21 Esas, 2019/252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2018/21 Esas, 2019/252 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/15970 Esas, 2020/10946 Karar sayılı kararı ile “Sanık tarafından dosyaya örneği sunulan Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nin 05/01/2016 tarihli sağlık kurulu raporunda sanığa şizofreni tanısının konulduğu, yine sanık tarafından sunulan Ankara Numune Eğitim Araştırma Hastanesi’nin 17/12/2014 tarihli raporunda sanık hakkında sınırlı mental kapasite ve anksiyete bozukluğu tanılarının konulduğunun anlaşılması karşısında, sanığın suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi gereğince, akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı yönünde Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi sağlık kurulundan ya da Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E-2015/85 K sayılı iptal kararı ile hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulama açısından yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2020/539 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç işlemediğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, vesaire ilişkindir.

III. GEREKÇE
Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 31.10.2018 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 22.11.2018 tarihine kadar 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2020/539 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.