Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2022/9733 E. 2023/360 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9733
KARAR NO : 2023/360
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/720 E., 2022/580 K.
DAVA TARİHİ : 23.12.2014
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü, yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri Aile Mahkemesi
SAYISI : 2014/739 E., 2020/81 K.

Taraflar arasındaki boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı- davalı kadının davasının kabulüne , davalı- davacı erkeğin davasının reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı-davalı kadın vekili dava ve cevap dilekçesinde; erkeğin sadakatsiz olduğunu, bu ilişkisinden bir çocuk sahibi olduğunu, ailesine karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, malvarlığını savurganca harcadığını, Silivri Aile Mahkemesinde tasarruf yetkisini kısıtlanması davası ikame edilmeş olup halen 2013/244 Esas sayılı dosya ile devam ettiğini iddia ederek, tarafların evlilik birliliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, 600,00 TL tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası ile 25.000 TL manevî, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddî tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı-davalı kadın vekili; 19.10.2017 havale tarihli ıslah dilekçesi ile çocuk ve kendisi için 1.500,00’er TL tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakalarına hükmedilmesine, 200.000,00 TL maddî, 250.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-davacı erkek vekili cevap ve birleşen dava dilekçesinde; davalı tarafın kusurlu davranışları yüzünden geçimsizlik başladığını, 2013 mart ayından beri ayrı yaşadıklarını, ortak çocuğu kışkırttığını, çocuğun babaya saldırdığını, davalı kadının ilgi ve sevgi göstermediğini, hakaret ettiğini, aşağıladığını iddia ederek, tarafların evlilik birliliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı- davacı erkeğin evine karşı yükümlülüklerinin yerine getirmediği, evin geçimini sağlamadığı gibi savurgan olduğu , savurganlık nedeniyle tasarruf yetkisinin kısıtlandığı, kadını aldatarak başka bir bayanla yaşamaya başladığı ve ondan çocuk sahibi olduğu, davacı-davalı kadının ise; çocuğunu kışkırttığı ,geçimsiz tavırlar sergilediği, cafeye gelerek davalıya hakaret ve küfür ettiği, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan eylemlerde davalı- davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanmalarına, dava tarihinden müşterek çocuğun reşit olduğu tarihe kadar 600,00 TL, kadın yararına 400,00 TL tedbir, yoksulluk nafakası verilmesine, kadın yararına 52.000,00 TL maddî, 48.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-davalı kadın vekili; tazminat ve nafaka miktarlarının yetersiz olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı-davacı erkek vekili; kendi davasının reddinin hatalı olduğunu belirterek, kusur tespiti, ıslah yoluyla artırılan manevî tazminata yönelik istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-davacı erkeğin savurgan olduğu ve tasarruf yetkisinin kısıtlandığı belirtilmiş ise de bu vakıanın ispatlanamadığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda; evine karşı yükümlülüklerini yerine getirmeyen, evin geçimini sağlamayan, başka bir kadın ile yaşamak suretiyle evlilik birliğinin kendisine yüklediği sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan erkeğin ağır, eşine hakaret ve küfür eden, çocuğu babasına karşı kışkırtan, geçimsiz tavırlar sergileyen kadının az kusurlu olduğu İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır kadının az kusurlu olduğu belirtilerek, 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları oluştuğu halde erkeğin davasının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca manevî tazminat miktarının ıslah ile artırılmayacağı gerekçesi ile tarafların istinaf taleplerinin ayrı ayrı kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden her iki boşanma davasının kabulü ile, tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası gereğince boşanmalarına ortak çocuk İpek için 600,00 TL tedbir nafakasının ergin olduğu tarihine kadar erkekten alınarak kadına verilmesine, kadın yararına 400,00 TL tedbir, 750,00 TL yoksulluk, 75.000,00 TL maddî, 25.000,00 TL manevî tazminatı ödenmesine ve yargılama giderlerine karar verilmiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-davalı kadın vekili; erkeğin davasının kabulünün hatalı olduğunu, kusurunun bulunmadığını, nafakaların ve tazminatların miktarının yetersiz olduğunu, vekâlet ücretinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-davacı erkek vekili; katılma yoluyla, nafakaların ve tazminatların miktarının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında evlilik birliğini sona erdirecek derecede geçimsizlik bulunup bulunmadığı, erkeğin davasının kabulü ve vekâlet ücretinin doğru olup olmadığı, nafaka ve tazminatların miktarının yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi hükümleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası,174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı- davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .

3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun’un hakkaniyet ilkesi ile ilgili dördüncü maddesinin de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

4.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-davalı kadın yararına hükmolunan maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1.Yukarıda (3) ve ( 4) numaralı paragraflarda belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı-davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakasının ve maddî tazminatın miktarı yönlerinden BOZULMASINA,

2.Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Yalçın’a yükletilmesine,

İstek halinde temyiz peşin harcının yatıran Aysel’e geri verilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.