Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6752 E. 2023/1882 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6752
KARAR NO : 2023/1882
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasında görülen mirasçılık belgesi verilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, …. ilçesi, Merkez Mahallesi, Cilt:13, Hane:1315, BSN:1’de nüfusa kayıtlı muris ….’nin mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesince ilk olarak 21.05.2008 tarih ve 2006/1475 Esas, 2008/514 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin temyiz talebi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 22.05.2009 tarih ve, 2008/6212 Esas, 2009/1943 Karar sayılı ilâmıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda 04.03.2014 tarih ve 2013/50 Esas, 2014/118 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 26.10.2015 tarih ve 2015/2583 Esas, 2015/9500 Karar sayılı ilâmıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda 23.10.2018 tarih ve 2015/1318 Esas, 2018/889 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 23.10.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 30.06.2020 tarih ve 2019/3752 Esas, 2020/4203 Karar sayılı kararıyla; davacı …’ın karar tarihinden önce 25.01.2016’da öldüğü, ölümle Av. …’ye verilen vekâletnamenin geçerliliğini yitirdiği anlaşıldığı, Mahkemece davacının mirasçılık belgesinin temini ve mirasçılarının katılımıyla davaya devam etmesi gerekirken temsil yetkisi sona eren vekil ile yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı,

3. Kabule göre de, UYAP üzerinden alınan nüfus kayıtlarında mirasçılardan …’in 19.11.2015’te boşanmış ve çocuksuz olarak, …’in de 16.12.2017’de dul ve çocuklu olarak vefat ettiği görülmektedir. Anılan kişilerin ölümü dikkate alınmadan hâlen mirasçı olarak kabul edilip miras payı verilmesi de yerinde olmadığı,

4. Ayrıca, Bakanlar Kurulu’nun 14.10.1972 tarih ve 7/5204 sayılı kararıyla mirasçı …’in vatandaşlıktan çıkartıldığı anlaşıldığı, Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun “Malların Tasfiyesi” başlıklı 33 üncü maddesindeki; “Vatandaşlığı iptal edilenler hakkında 15/7/1950 tarihli ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bunlardan mallarının tasfiyesi gerekli görülen hallerde bu husus iptal kararında belirtilir. Bu kişiler en geç bir yıl içinde Türkiye’deki mallarını tasfiye etmek zorundadır. Aksi halde, malları Hazinece satılarak bedelleri nam ve hesaplarına kamu haznedarlığı sistemine dahil bir kamu bankasına yatırılır. Bu kişiler iptal kararı aleyhine yargı yoluna başvurdukları takdirde malların tasfiyesi dava sonuna bırakılır.” düzenlemesi dikkate alınıp hükümde mirasçı …’in miras payının akıbetinin ne olacağına ilişkin gerekli belirtmelerin de yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasçı …’e miras payı, miras bırakan …..’nin ölüm tarihi olan 28.05.1920 tarihinde değil babası….annesinden önce öldüğünden babaannesi …’ın öldüğü 11.11.1938 tarihinde intikal etttiği, Türk Vatandaşlığını ise 14.10.1972 tarihinde kaybettiği, mirasçı …’e miras payı Türk Vatandaşlığı kaybettirilmeden 34 yıl önce intikal etttiği, Ülkemiz ile ABD arasında miras yolu ile taşınmaz mal ediniminde 28.05.1920 tarihi itibarıyla karşılıklılığın bulunduğu, mirasçı …’in dosya kapsamına göre sağ kabul edildiği gerekçesiyle miras bırakan Rukiye’nin mirasçılarının tespitine ve terekesinin feraiz hükümlerine göre dağıtılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda hatalı değerlendirme yapıldığını, mirasçı … hakkında yeterli inceleme yapılmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.