YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/441
KARAR NO : 2023/1902
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Germencik Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; Aydın ili, …. ilçesi, …. Köyü 620, 743, 489 ve 490 parsel sayılı taşınmazların ortak murislerinden kendilerine miras yolu ile intikal ettiğini, anılan taşınmazların aralarındaki taksim sözleşmesine göre tapuda yaptıkları intikal ve taksim işlemleri sırasında, dava konusu olan 489 parsel sayılı taşınmazın 1/3’er hisse oranında davalı ile birlikte müştereken adlarına tescili gerekirken, davalı tarafından 489 parsel sayılı taşınmazın kendilerinden gizlenerek tamamının davalı adına tescilinin sağlandığını, kendilerinin 489 ve 490 parsellerin zeminde bitişik olması nedeniyle buradaki taşınmazlarının tek parsel olduğu düşüncesiyle tapudaki sözleşmeye imza attıklarını, 489 parsel sayılı taşınmazın müstakilen davalı adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile, aralarındaki taksim anlaşmasına göre, 1/3’er hisse oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin gayrimenkul satışı olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 237 nci maddesinde taşınmazların satış şeklinin gösterildiğini, bu maddeye göre taşınmazın satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesinin şart olduğunu, bu anlamda geçerli taşınmaz satış sözleşmesinin ancak Tapu Dairelerince düzenlenebildiğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taksim sözleşmesine ilişkin düzenlenen resmi senedin hep birlikte okuyarak imzalandığını, işlemin tapuda resmi memur huzurunda tarafların açıklanan iradeleri doğrultusunda yapıldığını belirterek ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve Yasa’ya uygun olduğunu, sadece davalı lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yerinde olmadığını ancak bu hususta davalının istinaf başvurusu bulunmadığını belirterek davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, bölge adliye mahkemesinin bu yanlışlığı resen düzeltmesi gerektiğini belirterek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkin olup temyiz isteği vekalet ücretine yöneliktir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesi,
2. İstinafta ileri sürülmeyen hususların temyizde ileri sürülemeyeceği yönünde Yargıtayın pek çok içtihadı bulunmaktadır. Bunlardan bazıları Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/14350 Karar, 2022/5693 Karar, 5596 Karar, 2022/1704 Karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/3005 Karar, 2021/8143 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4697 Karar vd. sayılı kararlarıdır.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Açıklanan nedenlerle temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.