Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8285 E. 2023/1009 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8285
KARAR NO : 2023/1009
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/379 E., 2015/176 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2013 tarihli ve 2013/5344 sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca Antalya Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2015 tarihli ve 2013/379 Esas, 2015/176 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan;
a) Sanık …’nın 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları ile 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezasının ertelenmesine,
b) Sanık …’nın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
3. Tebliğnamede, eksik araştırma nedeniyle her iki sanık hakkındaki hükümlerin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyizi; sanık …’nin yargılama aşamasında çekin ön yüzünü yazmadığına dair beyanı, çeki suçtan zarar görene veren … isimli şahsın ise çeki …’dan aldığını belirtmesi karşısında çekin ön yüz yazılarının sanıklar … ve … ile tanıklar … ile …’a ait olup olmadığı araştırılmadan beraat ve mahkumiyet kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca sanık … açısından Yusuf’un beyanında çeki …’den cirosuz ve Ali’nin imzası ile alma sebebinin piyasada ticari sicili olumlu olmayan … cirosu olmaksızın çeki kullanmak istediğini belirtmesinin oluşa aykırı olması karşısında mahkumiyetine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nın suça konu Garanti Bankasına ait 15.06.2012 keşide tarihli, 15.600,00 TL meblağlı, keşidecisi Ramazan Çavdır olan yasal unsurları haiz çeki doldurup adını ve soyadını da bilerek yanlış yazıp ciro ettiği, …’nın da söz konusu çeki hakkında dava açılmayan …’den alarak ciro etmek suretiyle …’a verdiği, …’ın da …’ın arabasını alarak suça konu çeki …’a verdiği, suçtan zarar gören … tarafından bankaya ibraz edilen çekin tümüyle sahte üretildiği anlaşılmıştır.

2. Mahkemece çekin aldatıcılık niteliğinin olduğu gözlemlenmiştir.
3. Suçtan zarar gören … arabasını …’a sattığını karşılığında suça konu çeki …’dan aldığını beyan etmiştir.
4. Tanık sıfatıyla dinlenilen … suça konu çeki borcuna karşılık sanıklar …’dan aldığını, …’a çeki vererek araç satın aldığını belirtmiştir.
5. Sanık … suça konu çeki …’den aldığını …’nin ticari itibarının güvenilir olmaması nedeniyle …’nin cirosunu almadığını bu sebeple çeki diğer sanık …’nın ciroladığını suça konu çeki borcuna karşılık tanık …’a verdiğini savunmuştur.
6. Tanık sıfatıyla beyanına başvurulan … bir müşterisinden aldığı çeki …’ya ciro ettirmek suretiyle sanık … ve tanık … vasıtasıyla tanımadığı üçüncü bir kişiye verdirttiği, …’ya da çeki zorla ciro ettirmediğini alacaklı olduğu için ciro ettirdiği yönünde anlatımda bulunmuştur.
7. Sanık …, …’nin tefecilik yaptığı, …’ye borcu bulunmadığı halde bu kişinin çeki kendisine zorla cirolattığı, soruşturma evresinde çekteki yazıları da zorlama üzerine kendisinin yazdığı, hukuken kendisine sorumluluk doğmaması için isim ve soyadını farklılaştırarak çeki ciro ettiği yönünde savunma yapmıştır.
8. Sanık …’nın suça konu çekin … tarafından kendisine zorla ciro ettirildiği iddiası ile ilgili … hakkında yağma suçundan ek takipsizlik kararı verilmiş ve kesinleşmiştir.
9. Mahkemece suça konu çekin … tarafından doldurulup ciro edildiği, … tarafından suça konu çekin tanık …’nin zoruyla imzalatıldığına dair beyanının soyut iddiadan ibaret olduğu ve takipsizlik kararı verildiği, sanık …’nin sahte çeki yazıp ciro etmesi ve adını da bilerek yanlış yazması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, diğer sanık …’nın ise sanık …’dan suça konu çeki alarak ciro edip tanık Alper’e vermesi ve aksi ispat edilemeyen inkara yönelik savunması karşısında her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığı gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine dair hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
1.Tebliğnamede ve Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde, sanığın soruşturma aşamasındaki beyanının aksine yargılama aşamasında suça konu çekin ön yüzündeki yazıları yazmadığını savunması karşısında suça konu çekin ön yüzündeki yazıların sanıklara ya da tanıklara ait olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle eksik inceleme nedeniyle sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün bozulması yönünde görüş serdedilmiş ise de; sanığın suça konu çek üzerinde birinci ciranta olarak adını da bilerek yanlış yazmak suretiyle sahte imza atması, beyanında çekin zorla imzalatıldığını belirtmesine rağmen çekin piyasaya sürülerek suçtan zarar görenin elindeyken vadesinde bankaya ibraz edilip sahteliğinin ortaya çıkmasına kadar geçen zaman diliminde şikayetçi olmaması karşısında sahte çeki bilerek ciro edip verdiği sabit olduğundan mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmeyerek tebliğnamedeki düşünceye de iştirak edilmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Olaylar ve Olgular Bölümünün 3, 4, 5, 6, 7 numaralı paragraflarında özetlenen suçtan zarar gören, tanık beyanları ile sanıkların savunmaları birlikte değerlendirildiğinde;
Suça konu çeki sanık …’nın …’den aldığı, …’nin de çeki sanıklardan … ve tanık … vasıtasıyla tanımadığı üçüncü bir kişiye verdiği sabit olmasına rağmen, ayrıca suça konu çekin kullanılarak suçtan zarar gören …’ın da arabasının çek karşılığında satın alınması hususları dikkate alınarak;
1. Sanıklar … ve … ile … ve … hakkında …’a karşı bankanın maddi varlığı olan çeki vasıta kılmak suretiyle iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık suçundan, ayrıca … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ihbarda bulunularak kamu davası ikame edilmesi halinde yargılama dosyası ile birleştirilmesi,
2. Suça konu çekteki yazı ve imzaların aidiyeti yönünden sanık … ile birlikte … ve Alper Can’ın da imza ve yazı örnekleri temin edilerek bilirkişi incelemesinin yaptırılması,
3. Suça konu çeki bankaya ibraz eden ve araba satan …’ın ayrıntılı bir şekilde beyanına başvurulması,
Suretiyle eksik hususların ikmalinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile beraat hükmü kurulması,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2015 tarihli ve 2013/379 Esas, 2015/176 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2015 tarihli ve 2013/379 Esas, 2015/176 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.