YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27263
KARAR NO : 2023/901
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/678 E., 2019/1364 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanık müdafii, katılanlar … ve … vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2013/426 Esas, 2015/482 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Katılanlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2013/426 Esas, 2015/482 Karar sayılı kararının sanık ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 29.11.2017 tarihli ve 2017/22381 Esas, 2017/25259 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra, yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2017/678 Esas, 2019/1364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Katılanlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyizi, sanığın … ve …’a yönelik eylemlerinin iki ayrı suç oluşturduğuna ve sanığa verilen cezaların az olduğuna,
2. Sanık müdafiinin temyizi, sanık ile katılan … … arasındaki evlenmeye yönelik duygusal ilişkinin sona ermesi nedeniyle iş bu şikayetin yapıldığına, sanığın katılanlara yönelik hile boyutunda bir hareketinin olmadığına, tanıkların katılanların akrabaları olduğuna, …’ün zararı giderildiği halde bu hususun lehe değerlendirilmediğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
3. Katılanlar vekilinin temyizi, bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’ın kardeşi Neşe …’ın erkek arkadaşı olduğu, katılan …’a, Stil Yapı isimli şirkette çalıştığını, bu şirketin Toyota firmasından filo şeklinde araç aldığını, bu şekilde uygun fiyata araç alabileceğini beyan etmesi üzerine adı geçen katılanın 07.03.2011 tarihinde anlaştıkları bedelin 10.000,00 TL’sini, 28.03.2011 tarihinde de kalan 24.500,00 TL’sini şirketin muhasebe yetkilisi olarak belirttiği … hesabına gönderdiği, sanığın, aracın gelmemesi konsunda katılanı çeşitli bahanelerle oyaladığı, daha sonra katılana benzer şekilde satılacak 3 araba daha olduğunu söylemesi üzerine katılan …’in kayın biraderi olan …’e de 27.500,00 TL bedelle araç almak üzere anlaştıkları ve katılan …’ın 05.07.2011 ile 19.08.2011 tarihleri arasında toplam 12.000,00 TL parayı yine … hesabına gönderdiği, aradan iki ay geçmesi ve sanığın katılan …’ı da çeşitli bahanelerle oyalaması üzerine adı geçen katılanın araç almaktan vazgeçip ödediği paranın iadesini istediği ancak sanığın, işlemden vazgeçilemeyeceğini, kalan 15.000,00 TL paranın da ödenmesi gerektiğini, aksi takdirde zor durumda kalacağını söylemesi nedeniyle katılan …’in babası olan katılan …’ın, katılan … yerine arabayı satın almak amacıyla 09.09.2011 tarihinde 9.000 TL parayı katılan …’e ödediği, kalan 15.000,00 TL’yi de sanığın verdiği Mehmet Yılmaz hesabına aktardığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemiş, katılanların bahse konu paraları …’e vermesi amacıyla gönderdiklerini, gelen paraları çekip Neşe’ye teslim ettiğini savunmuştur.
3. …, tanık olarak alınan beyanında sanığın savunmasını doğrulamamıştır.
4. Tanıklar…. ve …. nin beyanları ile banka dekont örnekleri dosya içerisindedir.
5. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılan …’e Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden
1. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, tanık beyanları, dosya arasında yer alan dekont örnekleri ve sanığın tevilli ikrarı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların, bozma gerekçesi dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir, ancak;
a) 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, elde edilen menfaat miktarı ve orantılılık ilkesi gözetilerek sanık hakkında belirlenecek cezaların alt sınırdan ayrılarak belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
b) Sanığın katılandan temin ettiği 12.000,00 TL bedelin 3.000,00 TL’ sinin sanık tarafından, 9.000,00 TL’sinin de katılan … tarafından ödenmiş olması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
c) 19.08.2011 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına “09.01.2011, 2009” olarak yazılması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Katılanlar … Ve …’a Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden
1. Katılanların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, tanık beyanları, dosya arasında yer alan dekont örnekleri ve sanığın tevilli ikrarı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların, bozma gerekçesi dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir, ancak;
a) Sanığın, katılanlara yönelik eylemlerini farklı zamanlarda ve farklı suç işleme kastıyla gerçekleştirmesi nedeniyle eylemlerinin iki farklı dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden zincirleme şekilde tek bir dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
b) Kabule göre de;
aa) 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, elde edilen menfaat miktarı ve orantılılık ilkesi gözetilerek sanık hakkında belirlenecek cezaların alt sınırdan ayrılarak belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
bb) 28.03.2011 ve 09.09.2011 olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığına 09.01.2011, 2009 olarak yazılması, Nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2017/678 Esas, 2019/1364 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.