YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7801
KARAR NO : 2023/1943
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat ….geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 199 parsel numaralı taşınmazda müvekkilinin 1/3 oranında paydaş olduğunu, taşınmaz üzerinde 1 bodrum kat, 1 zemin kat ve 4 normal kattan ibaret yapı bulunduğunu, söz konusu binanın yapımında müvekkilin katkısı bulunmasına rağmen bir kısım dükkanlar ile meskenler üzerinde müvekkilin kullanımının engellendiğini, davalının payını aşar şekilde taşınmaz üzerindeki dükkanlar ile meskenlerde tasarrufta bulunduğunu açıklayarak elatmanın önlenmesine ve fazla ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL haksız işgal tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın vekil edeni tarafından inşa edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan dairelerinin taraflarca yapılan taksime uygun olarak kullanıldığı, bu hususta taraflar arasında bir anlaşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlık noktasının zemin katta bulunan dükkanda üç ortak olmasına rağmen davalının payından fazla olan kısmı kullandığı iddiası ile davalının çatı katında yaptığı iddia olunan yapı olduğu, niza konusu dükkanda davalının kullandığı kısım dışında diğer hissedarlara bırakılan alan bulunduğu ve davalının çatı katına yaptığı yapı haricinde çatıda yine hissedarların kullanıma bıraktığı boş kısmın mevcut olduğu, davacı paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının dinlenme olanağı bulunmadığı, yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın ecrimisil davası değil ortaklığı sona erdiren taksim ya da ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açması gerektiği, boş bırakılan yerin davacı tarafından kullanılıp kullanılmamasının önem arz etmeyip sadece boş olarak kullanabileceği bir alan olmasının yeterli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri (özetle); yerel mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, taşınmazın zemindeki kullanım durumunun tespit edilmediğini, paydaşlar arasında fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığının saptanmadığını, davacının çekişme konusu taşınmazda kullandığı ve/veya çekişmesiz olarak kullanabileceği yer bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulmadığını, davalının ecrimisil talep edilen dönemde ne kadar hisseye sahip olduğu var ise oran ve m²’sinin tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde tespit edilmediğini, davalının taksim olgusuna aykırılık teşkil eden nitelikte bir kullanım tarzının ve tecavüzünün bulunduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaşın, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan, payına vaki elatmanın önlenilmesinden ötürü ecrimisil isteyebileceği ancak o paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi ve ecrimisil davasının dinlenme olanağının olmadığı, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın, sorununu kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde (özetle); istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi,
3. Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun’a uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.