Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/11936 E. 2023/2418 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11936
KARAR NO : 2023/2418
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, denetim görevini ihmal suretiyle zimmete neden olma, zimmet ve bu suça yardım eden sıfatıyla iştirak etme
HÜKÜM : Zimmet ve bu suça yardım eden sıfatıyla iştirak etme suçundan sanıklar …, …, … ve …, denetim görevini ihmal suretiyle zimmete neden olma suçundan sanıklar …, … ve …, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan (sanıklar … ve … haklarında) beraat, zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından (sanık … hakkında) mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nın 260/1. maddesine göre sanıklar haklarındaki tüm suçlardan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun’un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Yasa’nın 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığına ve katılan vekilinin temyiz isteminin sanıklar haklarında verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu nazara alınarak, incelemenin; katılan vekilinin zimmet ve bu suça yardım eden sıfatıyla iştirak etme, denetim görevini ihmal suretiyle zimmete neden olma ve ihmali davranışla görevi kötüye suçlarından sanıklar …, …, …, …, …, … ve … haklarında verilen beraat, sanık …’in ise hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine dair temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklardan …, … ve … haklarında denetim görevini ihmal suretiyle zimmete neden olma ile … ve … haklarında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat ve … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklardan …, … ve …’ın üzerlerine atılı denetim görevini ihmal suretiyle zimmete neden olma ile …, … ve …’in üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma suçlarının 5237 sayılı TCK’nın 251/2 ve 257/1-2. madde ve fıkralarında öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihleri olan 23/12/2005, 12/09/2008 ve 01/10/2010 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar haklarında açılan kamu davalarının aynı Yasa’nın 322 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanıklar …, …, … ve … haklarında zimmet ve bu suça yardım eden sıfatıyla iştirak etme suçlarından verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükümüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihinde … Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan sanığın kooperatifin inşaat malzemeleri satın aldığı … Ltd. Şti. isimli firmaya kooperatif adına keşide edilen 20/04/2010 tanzim ve 20/09/2010 ödeme tarihli, alacaklısı … İnşaat Ltd. Şti. olan 5.000 TL’lik bono düzenleyerek verdiği, bono üzerindeki kooperatif adına atılı bulunan ikinci imzanın başkan yardımcısı …’a ait olmaması nedeniyle kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 12/10/2011 tarihli ekspertiz raporunda “… … içerikli kaşe basım izi üzerinde atılı bulunan imzaların …’un eli ürünü olmadığının belirtilmesi, 24/12/2012 tarihli uzmanlık raporunda bahse konu senedin ön yüzünde atılı imzalardan sol taraftaki mavi mürekkepli kalemle atılmış imzanın …’in eli ürünü olduğu, sağ tarafta bulunan siyah mürekkepli kalemle atılmış imzanın sanık …’in eli ürünü olduğuna dair yeterli karakteristik ve kaligrafik ilgi ve irtibat bulunmadığının ifade edilmesi, sanığın kooperatifin satın aldığı inşaat malzemesi karşılığı söz konusu bononun hazırlık aşamasında tanık olarak beyanı alınan … İnşaat firması yetkilisi …’ye verildiğine yönelik savunması ve savunmayı doğrular nitelikteki tanık beyanı karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya mahal vermeyecek şekilde ortaya çıkarılabilmesi bakımından, … İnşaat Ltd. Şti’nin kooperatife inşaat malzemesi satıp satmadığının, araştırılmasından, kooperatifin çimento, demir, tuğla, kireç gibi inşaat malzemesi alım, satım ve ödeme işlemlerine ilişkin evrakının ve hesaplarına ait belgelerin temininden ve …’nin tanık olarak dinlenilmesinden sonra, malzemenin gerçekte alındığının tespiti halinde TCK’nın 211. maddesi de birlikte değerlendirilmek ve sanığın ne şekilde suç kastıyla hareket ettiği de gerekçeleriyle karar yerinde gösterilip tartışılmak suretiyle hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA 09/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.