Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/128 E. 2023/16029 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/128
KARAR NO : 2023/16029
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İmar kirliliğine neden olma, görevi kötüye kullanma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 inci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yukarıda adı belirtilen mahkemenin, 10.03.2016 tarihli ve 2012/677 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık … hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun (3621 sayılı Kanun) 15 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Yukarıda adı belirtilen mahkemenin 10.03.2016 tarihli ve 2012/677 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.04.2022 tarihli ve 2021/40703 Esas, 2022/9325 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme ilişkin olarak, 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden; Anayasanın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2. Sanık … hakkında imar kirliliğine neden olma suçuna ilişkin olarak; Hükümden sonra 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık … hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 50 inci maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun (3621 sayılı Kanun) 15 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Tebliğnamede, sanık … hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yönünde görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafinin temyiz isteğinin; sanığın yıkımı geciktirdiğini doğrulayan delil bulunmadığı, dava konusu yerin olimpiyat bölgesi ilan edildiği, imar mevzuatına aykırılıktan söz edilemeyeceği, bilirkişi ve mahkemenin bu konuda değerlendirme yapmadan hüküm kurulmasının yasal olmadığı, hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz isteğinin, suç tarihinin 29.01.2009 olup 12 yıllık zamanaşımı dolduğu, davanın düşürülmesi gerektiği, sanığın şifai görüşmelerde gerekli denetimlerin yapıldığının bildirilmesi üzerine hazırlanmış evrakları onayladığı, manevi unsurun oluşmadığı, imar kirliliğine neden olma suçundan diğer sanıkla birlikte cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, eylemin görevi kötüye kullanması suçuna dair olduğu, bu suçtan da düşme kararı verildiği, bu nedenlerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Öğretmenevi olarak yapımına başlanılan binanın yap-işlet-devret usulu ile temyiz dışı sanık …’ye tahsisine ilişkin meclis kararının … İdare Mahkemesi’nin 25.04.2008 tarih, 2007/1706 Esas, 2008/492 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, iptal kararının ardından belediye meclisinin 03.03.2010 tarih, 12 sayılı kararı ile suça konu binanın yap-işlet-devret usulu ile temyiz dışı sanık …’ye tahsisine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildiği, buna karşın temyiz dışı sanık …’nin yapımına başladığı binayı tamamlayarak 29.01.2009 tarihinde sözkonusu binayı otel olarak faaliyete açmak üzere …’na ruhsat talebinde bulunduğu, dönemin belediye başkan vekili olan sanık … tarafından başvurunun aynı gün değerlendirilerek 29.01.2009 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının verildiği, söz konusu binaya yol kotu üzerinde 4 katlı, 1522 m² inşaat alanlı olarak ruhsat verildiği, bu şekilde 26/12/2008 tarih, 50 sayılı yapı ruhsatının İmar Kanununa, Kıyı Kanunun 7. maddesine ve 3621 sayılı Kıyı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 14. maddesine aykırı olarak düzenlendiği, bahse konu arazide yapılan yapıların kıyı alanında ve dolgu alanında yapılacak yapılardan sayılmadığı, 15.02.2010 tarih ve 13 sayılı Encümen Kararı ile de yıkımına karar verildiği, ancak bu kararın bugüne dek uygulanmadığı, 5393 sayılı Belediye Kanununun 38 inci maddesinde encümen kararlarının uygulanmasının belediye başkanının görevleri arasında sayıldığı, … Belediye Başkanı olan sanık …’nun kanunla kendisine verilen bu görevi yerine getirmeyerek görevini ihmal ettiği, 29.01.2009 tarihinde belediye başkan vekili sanık … tarafından işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen binanın belediye teknik elemanlarının kontrolünden geçmeksizin ruhsat vermesi suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık … hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan 3621 sayılı Kanun uyarınca cezasında artırım yapılması nedeniyle olağanüstü zamanaşımı süresinin 22 yıl 6 ay olması nedeniyle tebliğnamede zamanaşımı nedeniyle düşme isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık … Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanığa atılı suça ilişkin kanun maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, soruşturma izni verilmesi nedeniyle duran zamanaşımı süresi de gözetildiğinde, hüküm tarihinde 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Sanık … Hakkında İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve bu suçtan açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği halde ayrıca imar kirliliğine neden olma suçundan hüküm kurulması,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği
BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık … Hakkında İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanıık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.