Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/596 E. 2023/618 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/596
KARAR NO : 2023/618
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, bedel, kira davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; arsa sahipleri ile davalılardan … İnş. Taah. Oto. Rek. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile … 1. Noterliğinin 26.01.2007 tarihli 0001820 yevmiye no.lu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, davacı müvekkil ile davalılardan … İnş. Taah. Oto. Rek. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 03.03.2011 tarihinde satış sözleşmesi imzalayarak … ili, … Beldesi, 196 ada, parsel 2’de kayıtlı arsa üzerinde inşa edilen … İdeal Evler II. Etap evlerinden D Blok, 9. kat, 26 no.lu daireyi 100.000,00 TL karşlığında satın aldıklarını, sözleşme gereğince evlerin teslim tarihinin 30.09.2012 tarihli olduğunu, davacı müvekkilinin parayı ödemesine rağmen evin teslim edilmediğini belirterek, D Blok, 9. kat, 26 no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde ödenen 55.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sözleşme gereğince teslim tarihi olan 30.09.2012’den dava tarihine kadarki 23 aylık, aylık 750,00 TL’den olmak üzere toplam 17.250,00 TL kira alacağının yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkili davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili arsa sahipleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında hukuki ilişkisi olan bir şirket olduğunu, davalı … İnş. Taah. Oto. Rek. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve … İnş. Turz. San. İç ve Dış Tic. A.Ş. ile hiçbir hukuki bağlantısının olmadığını, davalılardan olan arsa sahiplerinin davalı … İnş. Taah. Oto. Rek. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve … İnş. Turz. San. İç ve Dış Tic. A.Ş. ile yaptıkları sözleşme gereğince inşaatları yapılmayınca sözleşmelerini feshettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı … İnş. Taah. Oto. Rek. Nak. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer şirketler ile aralarında bağ olmadığını, sözleşmenin 4. maddesi gereğince gecikme kendisinden kaynaklanmadığından kira verilmemesi gerektiğini, avans değil yasal faiz talep edilebileceğini, sebepsiz zenginleşmeye dayalı 2 senelik zamanaşımı dolduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı arsa sahipleri vekili 13.01.2016 tarihli dilekçesinde özetle; … İnş. Taah. Oto. Rek. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile yaptıkları sözleşmenin feshedildiğini, yaptırılan tespit ile yüklenicinin imalat bedelinin 2.671.039,00 TL olduğunun belirlendiğini, yüklenicinin kendisine dairelerin devredilmesi halinde üzerine haciz geleceğini, bu nedenle 3. kişilerin haklarını korumak için dairelerin … İnş. Turz. San. İç ve Dış Tic. A.Ş. şirketine devredilmesinin talep edildiğini, tamamen iyiniyet ile 25 adet dairenin tapusunun imalat bedeline karşılık olarak … İnş. Turz. San. İç ve Dış Tic. A.Ş.’ye devredildiğini, imalat bedeli karşılığında 25 dairenin tapusu devredildiğinden sebepsiz olarak zenginleşmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yüklenici ile arsa sahibi arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre yüklenicinin kendisine düşen bağımsız bölümleri harici satış sözleşmesi ile satmış olup yapılan satış sözleşmelerinde davalı arsa sahipleri ve diğer davalılar … İnş. Turz. San. İç ve Dış Tic. A.Ş. ve … İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.’nin taraf olmadığı, bu kişilerin sorumluluğu yüklendiğine dair delil de ibraz edilmediği, bu durumda zarardan sözleşmenin tarafı sorumlu olacağından arsa sahipleri ile … İnş. Turz. San. İç ve Dış Tic. A.Ş. ve … İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.’ye husumet yöneltilemeyeceği, davacının dava konusu sözleşmeden döndüğü, dönülen sözleşmeye dayanarak davalıdan kira kaybı ve cezai şart talebinde bulunulamayacağı, davacı ile davalı … İnş. Taah. Oto. Rek. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşmenin alacağın temliki hükümleri gereğince geçerli olduğu, davacı tarafından dairenin bedeli olarak 55.000,00 TL’nin ödendiği, ancak davalı … İnş. Taah. Oto. Rek. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin üstlendiği borcu yerine getirmediği, taşınmazın bedelini almasına rağmen taşınmazın tapusunu … İnş. Turz. San. İç ve Dış Tic. A.Ş.’ye devredildiği, davacının akdi feshederek ödediğini geri isteme hakkı olduğu belirtilerek 55.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Ankara İflas (21. İcra) Müdürlüğünün 2015/42 İflas sayılı dosyasında açılan iflas masasına kayıt ve kabulüne, davacının kira bedeline ilişkin talebinin reddine, davalılar … İnşaat A.Ş., … İnşaat Ltd. Şti. ve arsa sahipleri …, …, …, …, … ve … hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yüklenici … İnş. Taah. Oto. Rek. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davalı arsa sahipleri ile arsa karşılığında inşaat sözleşmesi akdettikten sonra inşaatı belirli bir aşamaya kadar getirdiğini, dosya kapsamında bu hususun sabit olduğunu, yüklenicinin inşaatı belirli bir aşamaya getirdikten sonra arsa sahipleri ile arasında olan sözleşmenin feshiyle birlikte davalı arsa sahipleri sebepsiz olarak zenginleştiğini, sözleşmenin feshiyle birlikte bu imalatlar davalı arsa sahipleri uhdesinde kaldığını, davalı arsa sahipleri müvekkili davacıya karşı sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğunu, yüklenicinin taahhütlerini tam olarak yerine getirememesi sebebiyle arsa sahipleri ile arasındaki sözleşmesel ilişki danışıklı olarak son bulduğunu, inşaatın … İnş. Turz. San. İç ve Dış Tic. A.Ş.’ye devredildiğini, … İnş. Turz. San. İç ve Dış Tic. A.Ş.’nin sahibi ile yüklenici şirketin sahibinin aynı kişi olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarında bu hususun sabit olduğunu, ortada gerçek bir devir sözleşmesinin olmadığını, inşaat devri muvazaalı olarak gerçekleştirildiğini, davalı arsa sahipleri de bu muvazaalı işlemin tarafı olduklarını, tüm bu işlemlere arsa sahiplerinin de onayının olduğunu, muvazaalı bir şekilde inşaatın devri ile birlikte müvekkili hem sözleşme gereğince kendisine teslim edilmesi vaadedilen daireyi teslim alamamış hem de sözleşme uyarınca ödemiş olduğu bedeli geri alamadığını, bu yönüyle de yerel mahkeme kararının hatalı olduğu, davalılardan … İnşaat yönünden de husumet nedeniyle red kararı verildiğini, davalı … İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.’nin de taraflar arasındaki tüm bu hukuki süreçleri ve ticari ilişkiyi bilerek inşaatı devraldığından dolayı bu şirket yönünden de sorumluluğa gidilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kira alacağına yönelik talebin reddedilmesinin de yasal dayanağının söz konusu olmadığını belirterek kararın kaldırılması talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yüklenicinin edimini yerine getirmediği, arsa sahipleri ile arasında yaptığı, sözleşme hükümleri uyarınca yaklaşık 1/3’lük kısmını tamamladığı, arsa sahiplerinin Borçlar Kanununun 167. maddesi gereğince; “Borçlu, temlike vakıf olduğu zaman; temlik edene karşı haiz olduğu defileri, temellük edene karşı dahi dermeyan edebilir” hükmü gereği yükleniciye karşı ileri sürebileceği defileri temlik alan davacıya karşı ileri sürebileceği, temlik eden yüklenicinin arsa sahibinden kazanmadığı hakkı üçüncü kişiye temlik etmesinin arsa sahibi bakımından bir önemi bulunmadığı, yüklenicinin arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden kazanacağı şahsi hakkı üçüncü kişiye temlik etmişse, üçüncü kişinin Borçlar Kanununun 81. maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamayacağı, borç bir sözleşmeden kaynaklanmış olduğundan tazminatın muhatabının sözleşmeyi imzalayan ancak sözleşmedeki borcunu yerine getirmeyen taraf olduğu, temlik sözleşmesinde davalı arsa sahiplerini ve onların yeni bir sözleşme imzaladığı diğer davalı şirketi bağlayıcı bir imzalar bulunmadığı, açıklanan nedenlerle arsa malikleri yönünden yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddedilmesi ve sebepsiz zenginleşen yüklenici yönünden tazminata karar verilmesinin yerinde olduğu, kira tazminatının menfi zarar olmayıp, müspet zararlardan olduğundan, tescile karar verilmeyip bedele hükmedilmesi gereken durumlarda sözleşmenin ifası durumunda hükmedilebilecek müspet zarara hükmedilmemesinin doğru olduğu belirtilerek dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yüklenicinin inşaatı belirli bir aşamaya kadar getirdikten sonra arsa sahipleri ile arasında olan sözleşmenin feshiyle birlikte davalı arsa sahiplerinin sebepsiz olarak zenginleştiği, sözleşmenin feshiyle birlikte imalatların davalı arsa sahipleri uhdesinde kaldığı, yüklenicinin taahhütlerini tam olarak yerine getirememesi sebebiyle arsa sahipleri ile arasındaki sözleşmesel ilişkinin danışıklı olarak son bulduğu, fesihten sonra inşaatın … İnş. Turz. San. İç ve Dış Tic. A.Ş.’ye devredildiği, … İnş. Turz. San. İç ve Dış Tic. A.Ş.’nin sahibi ile yüklenici şirketin sahibinin aynı kişi yani Çetin … olduğu, bu nedenle inşaatın devrinin muvazaalı olarak gerçekleştirildiği, davalı arsa sahipleri de bu muvazaalı işlemin tarafı oldukları, yükleniciden alacaklı oldukları halde muvazaalı bir şekilde inşaatın devri ile birlikte hem sözleşme gereğince kendisine teslim edilmesi vaadedilen daireyi teslim alamadıkları hem de sözleşme uyarınca ödemiş olduğu bedeli geri alamadıkları, davalı arsa sahiplerinin bu eylemlere iştirak ederek müvekkilin zarar etmesinde kusurlu oldukları, yüklenicinin sözleşme konusu edimi süresi içinde ifa etmediği gibi birde sözleşme de belirlenmiş olunan cezai şart olan kira ödemesini de yerine getirmediği belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temliken tescil talebine ilişkindir. Davacı, dava konusu satış sözleşmesi uyarınca verilmesi gereken bağımsız bölümün tapusunun iptali ve adına tescili, mümkün olmazsa bağımsız bölümün bedelinin ve taşınmazların geç teslimi nedeni ile kira alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı TBK’nın 470 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği ve dosya kapsamında muvazaalı işlem yaptıkları ispatlanamadığından davalı arsa sahipleri ve son yüklenici … İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. hakkında verilen husumetten ret kararı ve sözleşmeden dönülüp bedele hükmedilmesi nedeni ile ifaya ekli cezai şartın verilmemesinde bir hata bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.

2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı, davalı yüklenici … İnş. Taah. Oto. Rek. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin diğer davalı arsa sahipleri ile yaptığı arsa karşılığı inşaat sözleşmesi gereği payına düşen daireyi harici satım sözleşmesi ile kendisine sattığını ancak dairenin teslim edilmediğini belirterek ödediği satış bedeli ile kira kaybının tahsili için eldeki davayı açmıştır.

Temel hukuk kurallarının en önemlilerinden bir tanesi alacak haklarının nisbiliği ilkesidir. Alacak hakkı ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Kural olarak tüzel kişiler kendilerini oluşturan kişilerden bağımsız ayrı kişiler olup “sınırlı sorumluluk” ilkesi çerçevesinde hukuki işlemlerde taraf olurlar. Kimi zaman sözleşme ve kanundan doğan borç ve yükümlülüklerden kurtulabilmek için tüzel kişiliğin araç olarak kötüye kullanıldığı bilinen bir gerçektir. Bunun engellenebilmesi amacıyla doktrinde “perdenin aralanması “teorisi geliştirilmiş, zaman içerisinde Yargıtay uygulamalarında da bu teori benimsenmiştir (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 07.06.2011 tarih, 2010/11147 Esas 2011/7567 Karar, 19. Hukuk Dairesi 12.05.2006 tarih, 2005/8774 Esas, 2006/5232 Karar, 9. Hukuk Dairesi 27.06.2011 tarih, 2011/30349 Esas, 2011/19150 Karar, 23. Hukuk Dairesi 19.06.2012 tarih, 2012/3083 Esas, 2012/4296 Karar ve Dairemizin 06.03.2013 tarih, 2012/5311 Esas, 2013/1531 Karar ve 28.02.2018 tarih, 2016/4881 Esas, 2018/836 Karar ve 11. Hukuk Dairesinin 04.04.2019 tarih, 2017/2384 Esas, 2019/2653 Karar sayılı kararları). Perdenin aralanması ile şirket kurucusu gerçek kişilerin sorumluluğuna gidilebildiği gibi, aynı şirketler içerisinde yer alan kardeş şirketler arasında da sorumluluğun gerçekleştiğinin kabulü sağlanabilir. Teorinin uygulanmasının yasal dayanağı olarak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen TMK’nın 2. maddesi kabul edilmektedir.

Tüzel kişiliğin varlığı asıl olup borcun yükümlüsü olan bir tüzel kişilik bulunmakta iken bu tüzel kişiliğin malvarlığının alacaklarının zararına olarak kötüye kullanılması durumu iddia edilip kanıtlanmadığında şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı bu borçtan dolayı yönelinemeyecektir. Ancak tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilecektir.

Uygulamada ve doktrinde tüzel kişi ile ortaklarının alanlarının ve malvarlığının birbirine karışması halinde, yetersiz sermaye durumunda, aynı şirketler topluluğu içinde yer alan kardeş şirketler arasında koşulların varlığı halinde ve çok istisnai hallerde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği de kabul edilmektedir.

Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması üç şekilde görülebilmektedir. İlki tüzel kişilik perdesinin düz kaldırılması, bu hal şirket borcundan dolayı şirket yönetici ve ortaklarına gidilme olanağı sağlamaktadır. İkincisi tüzel kişilik perdesinin ters kaldırılması, bu hal şirket yönetici veya ortağının borcundan dolayı şirket tüzel kişiliğine gidilmesini sağlamaktadır. Üçüncüsü ise tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılması olup, bu hal ise hakim şirketler topluluğunda söz konusu olabilmektedir. Yani perdenin aralanması ile şirket kurucusu gerçek kişilerin sorumluluğuna gidilebildiği gibi aynı şirketler içerisinde yer alan kardeş şirketler arasında da sorumluluğun gerçekleştiğinin kabulü sağlanabilir.

Belirtmek gerekirse bu teoriye ihtiyatlı yaklaşılmalı, zira teori ile kurallara istisna getirildiğinde mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır (ÇAMOĞLU, Ersin, “Ticaret Ortaklıkları Bağlamında Perdenin Kaldırılması Kuramı ve Yargıtay Uygulaması’’, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, C.32, .S.2, BATIDER, 2016, s.11-15 ).

Somut uyuşmazlıkta; davalı … İnş. Taah. Oto. Rek. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı arsa sahipleri arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiği, işbu sözleşme gereğince … İnş. Taah. Oto. Rek. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kendisine düşen dairelerden … ili, … Beldesi 196 ada, 2 parsel üzerinde inşa edilen … İdeal Evler II. Etap evlerinden D Blok, 9. Kat, 26 nolu bağımsız bölümü 03.03.2011 tarihli adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesi ile alacağın temliki hükümleri gereğince davacıya sattığı sabittir.

Bahse konu sözleşmeler incelenecek olursa; davalı … İnş. Taah. Oto. Rek. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’yi temsilen hareket eden Çetin … ile davalı arsa sahipleri arasında … 1. Noterliğinde 26.01.2007 tarihli 0001820 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalanmış olup, Ankara 63. Noterliğinde 26.04.2013 tarihli 13729 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde fesihname ile işbu sözleşme karşılıklı olarak feshedilmiştir.

Davalı … İnş. Turz. San. İç ve Dış Tic. A.Ş.’yi temsilen hareket eden Çetin … ile davalı arsa sahipleri arasında Ankara 63. Noterliğinde 26.04.2013 tarihli 13739 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalanmış olup, işbu sözleşmenin de feshedilmesinin ardından davalı … İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile davalı arsa sahipleri arasında Yomra Noterliğinde 01.07.2014 tarihli 004171 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığı görülmüştür.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği kendi payına düşen taşınmazı alacağın temliki hükümleri gereği davacıya satan … İnşaat ile … İnşaat iki ayrı tüzel kişiliğe sahip olup, şirketlerden uyuşmazlığa konu 16.12.2009 tarihli sözleşmenin tarafı olmayan davalı … İnşaat Taah. Tic. Ltd. Şti.’nin sorumlu tutulabilmesi için yukarıda açıklanan tüzel kişilik perdesinin kaldırılması hallerine uyup uymadığı mahkemece araştırılmadan salt taşınmazın satışına dair yapılan sözleşmenin tarafı … İnşaat Taah. Ltd. Şti. olmadığı için ona karşı husumet yönetilemeyeceği belirtilerek karar verilmiştir.

O halde ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi”nin geliştirildiği ve tüzel kişiliğin arkasına sığınarak durumu kötüye kullanan ortakları sorumlu tutma imkanı getirildiği, böylece hakkaniyet gerektirdiği zaman tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılmasının önlenmesinin amaçlandığı ve yasal dayanağının dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen TMK’nın 2. maddesi olduğu gözetildiğinde, tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebileceği kabul edilerek, somut uyuşmazlık bakımından davalı … İnşaat ile … İnşaat’ın farklı tüzel kişiliklere sahip oldukları da nazara alınarak, işbu şirketlerin ticaret sicil kayıtları incelenip, davalı … İnşaat Taah. Tic. Ltd. Şti. yönünden perdenin aralanması koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında değerlendirme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, ilk derece mahkemesinin açıklanan gerekçe ile bozulması gerekirken hatalı gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının 2. bentte belirtilen nedenle temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.