YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/919
KARAR NO : 2023/1039
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit, marazanın men’i ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde davalı vekili Avukat … ile davacı vekili Avukat … …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak ve işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 26/08/2008 tarihli Bağlantı Anlaşması uyarınca 154 Kv/33 Kv Yenişehir OSB Trafo Merkezi ile çift devre 2×2272 mm elektrik iletim hattı tesisi işinin gerçekleştirildiğini, tüm tesisin bizzat davalı şirket denetimi ve onayı altında yapıldığını, keşif ve sonrasındaki tesis yapımına ilişkin sözleşmelere dayalı olarak davacı tarafından ödenen bedeller toplamı olan 8.865.985,46 TL + KDV’nin davalı şirkete fatura edildiğini, davalı şirket tarafından vergi dairesine ödenecek olan faturanın KDV tutarının nakden davacıya gönderilmesi ile vergi dairesine yatırıldığını, yapılan tüm tesislerin mülkiyetlerinin Bağlantı Anlaşması uyarınca davalı tarafa devredildiğini, anlaşma uyarınca davacı tarafından yapılan tüm giderlerin sistem kullanım bedelinden mahsup edilmek suretiyle davacıya geri ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yapılan imalatların geçici kabulünün 11/08/2009 tarihinde davalı tarafça onaylandığını, davalı tarafın EPDK’nın 28/04/2010 tarih ve 2536 sayılı Kurul kararı uyarınca “Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisi” çerçevesinde yatırım tutarına göre KDV dahil 2.373.393,71 TL iade faturası düzenleyerek yazı ekinde davacıya gönderdiğini, tesisin davacıya maliyetinin 12.000.000,00 TL’yi aştığını, yeni metodolojinin bu işe uygulanma kabiliyetinin bulunmadığını, bu nedenle gönderilen faturanın noter ihtarnamesi ile iade edildiğini, 362.043,11 TL KDV’nin derhal iade edilmesinin ihtar edildiğini ileri sürerek, mahsuplaşmaya esas bedelin davalı tarafından itirazsız şekilde kabul edilen 8.865.985,46 TL ile davalının talebi uyarınca fazladan yapılan imalatlardan kaynaklanan 2.271.555,69 TL olmak üzere toplam 11.137.541,15 TL olarak tespitine, iade edilen faturalardan dolayı fazla ödendiği iddia edilen KDV toplamı 362.043,11 TL’den borçlu olunmadığının tespitine, taraflar arasındaki muarazanın men’ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; geri ödemeye esas gerçekleşen yatırım tutarı tespit metodolojisinin EPDK’nın 28/04/2010 tarih ve 2536 sayılı kurul kararı ile onaylanarak yürürlüğe girdiğini, taraflar arasındaki 26/08/2008 tarihli Bağlantı Anlaşmasının 23. maddesine göre, “bu anlaşmanın yürürlük tarihinden sonraki mevzuat değişiklikleri taraflar için bağlayıcıdır” hükmü gereğince yeni metodolojinin müvekkili kurumla bağlantı anlaşması imzalamış tüm kullanıcılar için uygulandığını, bu çerçevede idarece yapılan hesaplamada yatırım tutarının 6.854.634,86TL olarak belirlendiğini, bu kapsamda davacıya 03/06/2015 tarihinde geri ödemeye esas gerçekleşen yatırım tutarı tespit metodolojisi hesaplaması sonucunda ortaya çıkan 1.936.953,21 TL fark + 348.651,58TL %18 KDV olmak üzere toplam 2.285.604,79 TL iade faturası düzenlendiğini, ayrıca KDV alacağının 362.043,11 TL olduğunu, davacı yanın fazla yapılan iş nedeniyle alacağı olduğu hususunun gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/554 Esas, 2017/612 Karar ve 04.10.2017 tarihli kararı ile; tarafların trafo merkezinin davacı OSB tarafından yapılması ve imalat bedelinin mahsuplaşma yoluyla tahsili konusunda anlaştıkları, sözleşme uyarınca mahsuplaşmaya esas yatırım tutarının belirlenmesinde projelerin baz alınacağı, EPDK’nın daha sonradan yürürlüğe giren kararının uygulanmasının mümkün olmadığı ve bu nedenle davacının yatırım tutarını ve dava konusu KDV tutarından borçlu olmadığını talep etmekte haklı olduğu, davacı tarafın taraflar arasında kurulan sözleşme hükümlerine uygun olacak şekilde gerekli imalatları yaptığı gibi sözleşme dışı iş yaptığının da sabit olduğu, imalat bedelini mahsuplaşma yoluyla talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile bilirkişi kurulu tarafından hesaplanan mahsuplaşmaya esas bedelin 11.096.768,77 TL + bu tutarın KDV’si olduğunun tespitine, davacı tarafın 362.043,11 TL KDV’den borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve bunu hükme esas alan mahkemenin geri ödemeye esas gerçekleşen yatırım tutarı tespitini değerlendirirken hukuki yanılgıya düştüğü, taraflar arasında imzalanan 26.08.2008 tarihli bağlantı anlaşmasının genel hükümler kısmı 23. maddesinde “bu anlaşmanın yürürlük tarihinden sonraki mevzuat değişiklikleri taraflar için bağlayıcıdır.” hükmü olduğu, tarafların özel hukuk hükümlerine tabi olarak akdettikleri bir sözleşmeyle bağlı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusundaki gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tespit, muarazanın men’i ile menfi tespit istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 26 ncı, 470 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Türk Borçlar Kanunu’nun 26. maddesinde, sözleşme özgürlüğü ilkesi kabul edilmiştir. Buna bağlı olarak taraflar arasındaki sözleşme hükümleri tarafları bağlar. Taraflar arasındaki sözleşmede geçici kabul tarihi itibariyle yapılan işlerin bedelinin tespit edileceği düzenlenmiş olup, davalı tarafça da 21.07.2009 geçici kabul tarihi itibariyle gerçekleşen yatırım tutarı hesaplanmıştır. Bu hesaplamadan sonra EPDK tarafından 26.04.2010 tarihinde çıkartılan kararla yeni tespit metodolojisine göre davalının yatırım bedelini tekrar hesapladığı anlaşılmış ise de; söz konusu bu durum hukuki güvenliğe ve hakkaniyete aykırıdır. EPDK’nın yeni kararının yayımı tarihinden itibaren gerçekleşecek yatırımlarda geri ödemeye esas miktarın tespitinde kullanılacağı, aksi düşünce durumunda her değişikliğin ardından, önceki tarihlerde gerçekleşmiş olan bütün yatırımların tekrar gözden geçilerek, geri ödemeye esas yatırım miktarının yeniden belirlenmesinin gerekeceği, bu durumun ise bir tarafın ediminin sabit olduğu halde diğer tarafın ediminin sürekli değişmesi gibi sözleşme ve hukuk ilkelerine aykırı bir durum meydana getireceğinden davalı iş sahibinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 2021/998 Esas, 2021/1171 Karar ve 21.12.2021 tarihli kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcını temyiz eden davalıya yükletilmesine,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.