YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10590
KARAR NO : 2023/1157
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının on yıldan az olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2014/187 Esas, 2016/567 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2014/187 Esas, 2016/567 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10.03.2021 tarihli ve 2021/1856 Esas, 2021/3677 Karar sayılı kararı ile özetle, “ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi hükümlerinin uygulanması, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza 1 yıl 6 ay olarak belirlendikten sonra 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca artırım yapılırken 3 yıl 18 ay hapis cezası yerine 4 yıl 6 ay hapis cezası belirlenmesi, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedenleriyle bozulmasına,
3. Bozma ilamına uyan Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/451 Esas, 2021/553 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sübuta, eksik inceleme ile karar verildiğine, vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde, sanığın bir başka kişi ile tartışırken ayırmaya gelen katılanı ittirmesi sonucu kalçasından yaralanmalarına sebep olduğu belirlenmiştir.
2. Sanık aşamalarda birbiri ile çelişkili savunmalar yaparak üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.
3. Katılan aşamalarda istikrarlı şekilde sanığın kendisini kasten ittirdiğini beyan etmiştir.
4. Tanık beyanları dosyada mevcuttur.
5. Katılana ait Korkuteli Devlet Hastanesinin, 16.04.2014 tarihli ve 13084 sayılı raporunda, katılana sağ femur boyun kırığı nedeniyle ameliyat yapıldığı, yaralamanın yaşamsal tehlike oluşturmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu, kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisinin 4. Derece olduğu tespit edilmiştir.
6. … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, 03.03.2016 tarihli ve 81266704/2453 sayılı raporunda, katılana ait ilk rapordaki tespitlere yer verilmiş, ayrıca katılanın kalça işlevini sürekli olarak yitirdiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılanın aşamalarda istikrarlı şekilde sanığın kendisini kasten ittirdiğini beyan ettiği, tanıklar İsa, Bülent, Fatma ve …’in de bu beyanları doğruladıkları, bu şekilde sanığın eylemi gerçekleştirdiği saptandığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Adlî Tıp kriterlerine göre organlardan birinin işlevini sürekli yitirmesinin tespit edilmesi için olay tarihinden 18 ay sürenin geçmesi gerekmektedir. Katılanın her iki raporunda da birbiri ile çelişki içermeyen sağ femur başında kırık nedeniyle protez takıldığının belirtilmesi karşısında, eksik inceleme yapıldığına ilişkin hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/451 Esas, 2021/553 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.