YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1954
KARAR NO : 2006/7054
KARAR TARİHİ : 28.06.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 27.10.2005
No : 155-576
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilince faturalara dayalı olarak davalı yana mal satıldığını, davalı yanın bu faturalardan kaynaklanan bakiye borcunu ödememesi nedeniyle aleyhine takip başlatıldığını, itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu malların yanlar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine uygun olarak teslim edilmediğini, talep edilen faiz tutarının da çok yüksek olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 09.02.2005 tarihli 2004/7238 E-2005/948 K. sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece, bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş ve kısmen benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı yanın 36.767.198.578.-TL. asıl alacak tutarına yönelik yaptığı itirazın iptaliyle takibin devamına, davacı yanın takipteki işlemiş faize yönelik talebinin reddine ve asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulmuş ve bozmadan sonra herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın bu kez davacı yanın işlemiş faiz talebine yönelik isteminin reddine karar verilmiştir. Böylece bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
10.04.1992 gün ve 1991/7 E., 1992/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında; “kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı ve bozmadan sonra yerel mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre karar verebileceği” hükme bağlanmıştır.
../..
-2-
İçtihadi Birleştirme Kararları gerekçeleriyle yol gösterici, hükümleriyle bağlayıcıdır. Olayımızda uyulması gereken yukarıda tarih ve numarası yazılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesi ve sonucu birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, mahkemece yapılacak iş, vicdani kanaati hangisine uygun düşüyorsa, ya önceki kısa karar gibi yeni bir kısa karar oluşturmak ya da, önceki gerekçeli karara uygun bir kısa karar vermek ve her iki halde de yeni oluşturacağı kısa karara uygun gerekçeli karar yazmak suretiyle çelişikliği gidermekten ibarettir. Konuya ilişkin Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının bu şekilde anlaşılması gerekir. Çünkü, önceki kısa ve gerekçeli kararlardan herhangi birine itibar edilmeyip başka yönde bir karar verilmesi çelişikliği gidermeyip yeni bir çelişki yaratır ki bu da İçtihadı Birleştirme Kararının amacına aykırı düştüğü gibi usuli kazanılmış hakların da zedelenmesine yol açar.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı biçimde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.