YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1564
KARAR NO : 2023/2015
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2013 tarihli ve 2013/263 Esas, 2013/277 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2013 tarihli ve 2013/263 Esas, 2013/277 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı (sanık aleyhine) tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 20.11.2019 tarihli ve 2016/1167 Esas, 2019/6326 Karar sayılı kararı ile;
Dosya kapsamına göre, Adana ilinden iş bulmak için Alanya ili Manavgat İlçesine otobüs ile gitmekte olan sanık …’nın otobüsün bagaj kısmında bulunan çantasında, 4 parça halinde daralı ağırlığı 1889 gram, net ağırlığı 566,7 gram esrar maddesinin ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine kararı verilmesi, Kabule göre de;
Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.11.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında sadece “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kamu davası açıldığı, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuyla ilgili fiil, suç adı ve sevk maddesinin yer almaması nedeni ile bu suçtan açılmış kamu davası bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına göre hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceğinden; iddianamede sanığın “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işlediği iddiasıyla dava açıldığı halde, tek olan eylemin ikiye bölünerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suç duyurusunda bulunulmasına kararı verilmesi, gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2020 tarihli, 2019/451 Esas, 2020/214 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Arama kararının ve işleminin hukuka aykırı olduğuna,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Eksik inceleme yapıldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yer ve zaman bakımından usulüne uygun önleme araması kararının icrası sırasında, Adana ilinden iş bulmak için Alanya İli Manavgat İlçesine otobüs ile gitmekte olan sanığın yolcu olarak bulunduğu otobüsün durdurulduğu, otobüsün bagaj kısmında yapılan aramada; uyuşturucu arama köpeğinin tepki verdiği 29 numaralı barkot bulunan çanta sahibi olan sanığın kolluk görevlilerince aşağıya indirildiği ve çanta kontrol edildiğinde 4 ayrı poşet içerisinde daralı ağırlığı 1889 gram, net ağırlığı 566,7 gram esrar maddesinin ele geçirildiği olayda; sanığın eyleminin ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kullanım sınırın üzerinde olması, sanığı Manavgat İlçesine iş bulmak için gittiğine dair beyanları, çanta içerisinde uyuşturucu maddeler dışında tek bir kazağın ele geçirilmesiyle sabit olduğu, sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gerekçeleri ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci madddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenen “5 yıl hapis ve 5 gün adli para” cezasından, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sırasında, “4 gün adli para cezası” yerine “3 gün adli para cezası” şeklinde ve yine 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gün karşılığı para cezası
belirlenirken “80,00 TL adli para cezası” yerine, hatalı olarak “60,00 TL adli para cezası” şeklinde karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin mahkemenin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2020 tarihli, 2019/451 Esas, 2020/214 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.