Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/5538 E. 2009/7330 K. 04.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5538
KARAR NO : 2009/7330
KARAR TARİHİ : 04.05.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 104 ada 35 ve 205 parsel sayılı 1678.20 m2 ve 1164.88 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve arkadaşları adlarına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli 104 ada 35 ve 205 numaralı parseller üzerinde davacı gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu ve orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek davanın reddine, taşınmazların tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmişse de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dosya içinde bulunan 21.06.2002 tarihli Orman Mühendisi … … tarafından düzenlenen raporda çekişmeli 104 ada 35 numaralı parselin % 20, 104 ada 205 numaralı parselin % 30 eğimli olduğu, üzerlerinde meşe ağaçlarının bulunduğu alt tabakanın böğürtlen ve … otları ile kaplı olduğu ve kullanılmayan hali arazi niteliğinde bulunduğu, 18.06.2002 havale tarihli uzman ziraat bilirkişi … raporunda da taşınmazların eğiminin % 30-40 arasında olduğu, 10-15 yıldır işlenmediği için üzerinde böğürtlen, çam ve meşe fidanları ile yabani yonca ve eğrelti otlarının bulunduğu ve taşınmazların çevresinin kayın, meşe ve gürgen gibi orman ağaçları ile kaplı bulunduğu bildirilmiştir. 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi, orman ve … muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağının öngörmüştür. Bilimsel ve teknik olarak arazi eğiminin % 12’den fazla olması halinde o arazi kesimi erozyonla karşı karşıya kalacağından, … muhafaza karakteri taşıdığı kabul edilmesi gerekir. Hal böyle olunca; taşınmazlar saptanan bulgulara göre 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi kapsamı dışında olup, 104 ada 35 numaralı parsel kuzey ve doğusunda bulunan 104 ada 33 numaralı orman parselinin, 104 ada 205 numaralı parsel ise doğu ve güneyinde bulunan 104 ada 239 numaralı orman parselinin devamı niteliğinde orman sayılan yer olduğu düşünülerek, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür.

-2- 2009/5538 – 7330

Öte yandan; orman bilirkişinin taşınmaz üzerindeki dağınık halde bulunan meşe ağaçlarının tohumlama yolu ile etraftan geldiği şeklindeki açıklamalarına itibar edilemeyeceği zira, Dairemizin 02.06.2008 gün ve 2008/5389 – 8060 sayılı dosyasında uzman Ormancı Bilirkişiler …, … ile Jeolog Bilirkişi … tarafından düzenlenen 02.02.2007 tarihli raporda “Davalı taşınmazın memleket haritasındaki rumuzlara göre çalılık alanlar içerisinde kaldığı görülmekte ise de, taşınmaz üzerinde bulunan meşe ağaçlarının mevcudiyeti, harita tanzimine müstenit olan … fotoğrafının çekimi sırasında bu ağaçların kesilmiş olduğu sadece çalılık örtünün kaldığı kanaati uyanmıştır. Kaldı ki; meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşe ağaçlarının daha önceki yıllarda tahrip edildiği, … fotoğraflarının bu yıllarda çekilmiş olduğu, daha sonraki yıllarda … altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği” şeklindeki bilimsel açıklamalar da nazara alındığında, mahkemece davacı … yönetiminin davasının kabulüne, taşınmazların orman niteliği ile tescile karar verilmesi gerekirken, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 04/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.