YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14824
KARAR NO : 2023/3396
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 27793 ada 7 parsel sayılı taşınmaz taşınmaza fiilen el atıldığından bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yargı yolu nedeniyle rededilmesi gerektiğini, davacı …’un payının bulunmadığını, taşınmazın park ve spor alanı olarak ayrıldığını, fiili müdahalelerinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.07.2016 tarihli ve 2015/147 Esas, 2016/361 Karar sayılı kararı ile davanın, davacılar … ve … yönünden kabulüne, davacı … yönünden reddine dair hüküm kurulmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Onama Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; kararın onanmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin 28.05.2019 tarihli, 2018/13445 Esas, 2019/10757 Karar sayılı onama kararına karşı, taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
4. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede; mahallinde yapılan keşif sonucu; … ilçesi, … Mahallesi 27793 ada 7 parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca davacılar … ve … yönünden paylarına isabet eden bedelin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, ancak, dosyaya sunulan dava konusu taşınmazın 03.08.2018 tarihli tapu kaydının 4. sayfasında davacı …’ün dava dışı …, … ve … ile birlikte 97.76 m²lik iştirak halinde hissesinin bulunduğu anlaşılmış olup, hisseye esas tüm bilgi ve belgeler tapu müdürlüğünden ve ilgilisinden temin edilerek davacı …’ün hissesi tespit edilip bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hissesinin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle davanın bu davacı yönünden reddine karar verilmesi ve davacılardan … payı üzerinde bulunan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi nedenleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda tüm davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların hisselerinin yolsuz tescile dayalı olduğunu, bedelin fahiş belirlendiğini, taşınmaza fiilen el atılmadığını ileri sürerek kararın bozulması talebiyle temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanunun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2.Yargıtay İçtihadi Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas,1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir:”…”Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihindeki ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulün yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalar nazara alındığında bir isabetsizlik görülmediği gibi, bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda tapu kaydında yer alan davacılar payları karşılığının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.