Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9492 E. 2023/949 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9492
KARAR NO : 2023/949
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kısmen kabulü ile borçlunun itirazının 35.000,00 TL asıl alacak ve 925,14 TL işlemiş faiz yönünden kesin olarak kaldırılması ile bu alacaklar yönünden takibin devamına, 13.000,00 TL asıl alacak ve 48,08 TL işlemiş faiz yönünden ise itirazın kaldırılması talebinin reddine, tahliye isteminin kabulü ile borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesine, borçlu aleyhine 35.000,00 TL alacak üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatına, alacaklı aleyhine de 13.000,00 TL üzerinden % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin ek kararı ile alacaklının istinaf başvurusunun süreden reddine karar verildiği, bu ek kararın da alacaklı tarafından istinaf edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının ek karara yönelik istinaf başvurusunun ve borçlunun asıl karara yönelik istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TALEP
Alacaklı İcra Mahkemesine başvurusunda; icra takibinin konusunun, Nisan 2020 ile Ağustos 2020 arası aylık kiraların her ay için eksik ödenen 7.000,00 TL’lik kısmı ile hiç ödenmeyen Eylül 2020 kirasına ilişkin olduğunu, borçlunun itirazında ileri sürdüğü gibi kira sözleşmesinin feshedilmediğini, kira ödemelerinin borçlu şirket yetkilisi … ve babası … … tarafından yapıldığını, takip konusu kira sözleşmesinde yazılı kiracının ünvanının 11.4.2018’de değiştiğini ileri sürerek, borçlunun itirazının kaldırılması ile takip konusu alacağın en az %20’si oranında tazminata hükmedilmesini ve borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu cevap dilekçesinde; borçlu şirketin kira sözleşmesini 30.11.2018’de feshettiğini ve kiracılık ilişkisinin 3. kişi … … ile devam ettiğini ileri sürerek, istemin reddi ile takip konusu alacağın en az %20’si oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklının İcra Mahkemesine yasal 30 günlük ödeme süresi geçtikten sonra başvurduğu, borçlunun İİK’nın 63. maddesi gereğince itiraz sebepleri ile bağlı olup, ödemeye ilişkin olarak sadece 2020 Eylül kirasına ait bir makbuz sunduğu, savcılık tarafından alınan bilirkişi raporuna göre söz konusu makbuzdaki imzanın alacaklıya ait olduğunun belirlendiği ve bu suretle Eylül 2020 kirasının ödendiğinin ispat edildiği gerekçeleri ile istemin kısmen kabulüne ve borçlunun itirazının 35.000,00 TL asıl alacak ve 925,14 TL işlemiş faiz yönünden kesin olarak kaldırılması ile bu alacaklar yönünden takibin devamına, 13.000,00 TL asıl alacak ile 48,08 TL işlemiş faiz yönünden itirazın kaldırılması talebinin reddine, tahliye isteminin kabulü ile borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesine, borçlu aleyhine 35.000,00 TL alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına, alacaklı aleyhine de 13.000,00 TL üzerinden %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlu istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına esas teşkil eden ödeme makbuzunda ödendiği yazılı bedelin 5.000,00 TL olmasına rağmen mahkemece 13.000,00 TL ve faizi üzerinden itirazın kaldırılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Borçlu istinaf dilekçesinde; borçlu tarafından kira sözleşmesi feshedilmekle geçerli bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından istemin görev yönünden reddi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince 01.9.2020 tarihli para makbuzunun geçerli kabul edilmesi ile TBK’nın 104. maddesi gereğince önceki aylara ilişkin kiraların da ödendiğinin kabulü ile Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan kiracılığın tespiti davasının sonucunun beklenmesinin zorunlu olduğunu, mahkemece hükme esas alınan ödeme makbuzunda kiracının … … olduğunun belli olduğunu, mahkemece 03.9.2020 tarihli 35.000,00 TL tutarlı makbuzun hiç değerlendirilmediğini, bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, kira sözleşmesinde yazılı 120.000,00 TL peşin ödemenin kiradan mahsubu gerekip mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin alacaklının istinaf başvurusunun süreden reddine dair ek kararının yerinde olduğu belirtildikten sonra, borçlu tarafından takip dayanağı kira sözleşmesinin feshedildiği belirtilmiş ise de, borçlunun sözleşmedeki imzayı ayrıca ve açıkça inkar etmemesi nedeniyle artık borçlu kiracının kira borcunu ödediğini ispat etmesi gerektiği, kira sözleşmesindeki kira borcu kesinleştiğinden üçüncü bir kişinin kiracı olduğuna ve kira bedeline yönelik istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı ve borçlu tarafından İİK’nın 269/c maddesi gereğince takip konusu aylara ilişkin kiraların ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçeleriyle, alacaklının ek karara yönelik ve borçlunun asıl karara yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; ödeme emri ile takip dayanağı kira sözleşmesinin borçluya tebliğ edilmediğini, borçlunun, itirazın kaldırılması incelemesi sırasında takip dayanağı kira sözleşmesinin geçerli olmadığını farkettiğini ve geçerli sözleşmeyi sunduğunu, takip dayanağı yapılan kira sözleşmesindeki imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olmadığını, takip konusu kiraların ödenip ödenmediğinin bilirkişi incelemesi yapılarak tespiti gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin ilamsız icra takibinde itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 269/1., 269/a, 269/c,

3. Değerlendirme
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Somut uyuşmazlıkta; borçluya tebliğ edilen örnek 13 numaralı tahliye ihtarlı ödeme emrinde otuz günlük yasal ödeme süresi verildiği, bu ödeme emrinin kiracı borçlu … … Ltd. Şti.’ne 21.9.2020 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı tarafından icra mahkemesine yapılan tahliye istemli başvurunun, İİK’nın 269/1. maddesi gözetilmeksizin yasal 30 günlük süre beklenmeden 28.9.2020 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.

Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi dolmadan borçlunun temerrüde düştüğünden söz edilemeyecek olup, bu durumun, Kanunun açık hükmüne aykırılık oluşturması nedeniyle mahkemece re’sen nazara alınması gerekir.

O halde İlk Derece Mahkemesince, ödeme süresi dolmadan açılan davada tahliye kararı verilemeyeceğinden, tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye hükmedilmesi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Borçlunun temyiz isteminin kısmen kabulü ile 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin borçlunun istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

… 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 12.10.2021 tarih, 2020/706 E.- 2021/889 K. sayılı kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.