YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7261
KARAR NO : 2009/8853
KARAR TARİHİ : 01.06.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 115 ada 1, 129 ada 6, 156 ada 2 ve 4, 159 ada 1 ve 3, 127 ada 3, 167 ada 5 ve 180 ada 15 ve 17 parsel sayılı sırasıyla 3473,55 m2, 4495,07 m2, 3058,23 m2,5001,63 m2, 932,01 m2, 4227,57 m2, 9591,72 m2, 1046,47 m2, 6055,92 m2 ve 907,96 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 115 ada 1, 129 ada 6, 156 ada 3 ve 4, 159 ada 1 ve 3 numaralı parseller ile 127 ada 3 numaralı parselin (A) ile gösterilen 2680,53 m2 ve (B) ile gösterilen 17,74 m2’lik, 180 ada 15 numaralı parselin (A) ile gösterilen 161,58 m2, (A1) ile gösterilen 638,63 m2 ve (B) ile gösterilen 283,54 m2 ve (B1) ile gösterilen 739,58 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, 167 ada 5 ve 180 ada 17 numaralı parsellerin tamamı ile 127 ada 3 ve 180 ada 15 numaralı parsellerin kalan bölümünün tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 04.04.2002 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 115 ada 1, 156 ada 4, 159 ada 1 ve 3 numaralı parsellerin uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık niteliğinde olan ve orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişinin bu parsellere yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 115 ada 1, 156 ada 4, 159 ada 1 ve 3 numaralı parsellere yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 129 ada 6 numaralı parselin, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişinin bu parsellere yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 129 ada 6 numaralı parsele yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
3- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 180 ada 15 numaralı parselin, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada (A), (A1), (B) ve (B1) ile gösterilen kısımlarının orman sayılan ; kalan kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetimi ve davalı gerçek kişinin bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 180 ada 15 numaralı parsele yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
4- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 167 ada 5 ve 180 ada 17 numaralı parsellerin taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetiminin bu parsellere yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 167 ada 5 ve 180 ada 17 numaralı parsellere yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
5- Çekişmeli 156 ada 3 numaralı parsele yönelik davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarına gelince;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; dava konusu taşınmaz … Köyü 156 ada 2 parsel numaralı taşınmaz olduğu ve tüm inceleme bu parsele yönelik olarak yapıldığı halde hüküm fıkrasında 156 ada 3 parsel yazıldığı anlaşılmış olup bunun daktilo hatasından kaynaklandığı anlaşıldığından ve bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 4. bendinde yazılı “ 156 ada 3 parselde” cümlesinin kaldırılarak bunun yerine “156 ada 2 parselde” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalı gerçek kişiye yükletilmesine,
6- Çekişmeli 127 ada 3 numaralı parsel komşu 127 ada 1,2,4 ve 5 numaralı parsellerle birlikte düşünüldüğünde 191 ada 1numaralı orman parseli ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir.
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman
Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün
ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek orman yönetiminin davasının tamamen kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişinin bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddine, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile 127 ada 3 numaralı parsele yönelik hükmün BOZULMASINA 01/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.