YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/88
KARAR NO : 2023/10165
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf isteminin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/12153 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2018/208 Esas, 2018/273 Karar sayılı kararıyla sanık …’a isnat edilen eylemin nitelikli yağma suçu kapsamına girme ihtimaline binaen mahkemenin görevsizliğine ve 5271 sayılı Kanun’un üçüncü maddesi uyarınca Nöbetçi … Ağır Ceza Mahkemesi gönderilmesine karar verilmiştir.
3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2018 tarihli ve 2018/225 Esas, 2018/290 Karar sayılı kararıyla sanık …’a hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin 22.03.2019 tarihli ve 2018/3315 Esas, 2019/718 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında Ilk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf basvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmistir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Beraatine karar verilmesi gerektiği,
2. Sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi için süre verilmediğine,
3. Suçun nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ve mağdurun gece 22.30 sıralarında cadde üzerinde yürüdükleri esnada arkalarından iki şahsın geldiği ve katılanın kolundaki çantayı zorla almaya çalıştıkları, katılanın çantasını vermemek için direndiği, bu nedenle yere düşüp sürüklendiği sanıkla yakalanamayan ikinci şahsın çantayı alıp kaçtıkları anlaşılmıştır.
2. Kolluk tarafından düzenlenen, olayın gören ancak isim vermek istemeyen şahsın olayı …’li …’ın yaptığını belirttiği, katılan ve tanığın polnet-4 sorgu sisteminden sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiğinin tespit edildiği teşhis tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Görgü tanığı B.Ö.’nün aşamalarda katılanın iddialarını destekler nitelikte beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
4. Katılanın tutarlı iddia ve beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
5. Sanığın olay tarihinde hastanede kaydının olduğunu belirttiği, hastahaneye yazılan müzekkere cevabında sanığa ait kayda rastlanmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
6. … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli celsede katılanın sanığı tekrar teşhis ve teyit ettiğine dair duruşma tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın ve tanığın beyanı, Olay ve Olgular başlığı A paragrafı 2 nolu bentte bilgilerine yer verilen teşhis tutanağı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanığın Etkin Pişmanlık Hükümlerinden Yararlanabilmesi İçin Süre Verilmediğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinde yer alan “etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; sanığın 17.10.2018 tarihli celsede tahliye olsa katılanın zararını ancak çalışarak karşılamaya çalışacağını belirttiği, karşılamak için süre talep etmediği gibi pişman olduğunun dosya kapsamından anlaşılmaması nedeniyle bu sebebe yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Suçun Nitelikli Hırsızlık Suçunu Oluşturduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.
Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.
Cebir veya tehdit, ”yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır.
Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; sanığın yanındaki kişi ile birlikte gece vakti katılanın çantasını almaya çalıştıkları, katılanın direnmesi nedeniyle katılanın yerde sürünerek yaralandığı, sanık ve yanındaki şahsın çantayı alarak uzaklaştıkları, teşhis tutanağı ve tanık beyanı ile sabit olduğu anlaşılmakla eylemlerinin nitelikli yağma suçuna oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanığın tekerrüre esas olduğu belirtilen … 9. Asliye Ceza Mahkemesinden almış olduğu 2017/39 Esas, 2017/303 Karar sayılı ilamında hükümlülüğün birden fazla suçtan verilen cezalardan oluşması karşısında, en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmemiş ise de; bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilerek bozma sebebi yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin 22.03.2019 tarihli ve 2018/3315 Esas, 2019/718 Karar ayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.