Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/3278 E. 2009/5951 K. 07.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3278
KARAR NO : 2009/5951
KARAR TARİHİ : 07.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalılardan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine, 24.01.2007 günlü dilekçesi ile …, … Köyü sınırları içinde bulunan ve kadastro sırasında tapulama dışı bırakılan yer hakkında … … tarafından açılan tescil davasının taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle ret edildiğinden bu davaya konu olan ve bilirkişi krokisinde Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/191 E.-2003/494 sayılı kararı ile (A) ve (F) ile işaretli 7452 m2 yüzölçümlü taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, A= 2782 m2 ve F= 4670 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tarla niteliği ile Hazine adına tesciline, üzerindeki … ağaçlarının davalı … …’e ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından beyanlar hanesine davalı yararına konulan şerh nedeniyle ve davalı Orman Yönetimi tarafından taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu konusunda kesinleşen mahkeme kararı bulunduğu gibi muhafaza ormanı olarak ayrıldığından orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilmesi gerektiği ididası ile temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1955 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere göre; çekişmeli taşınmazın % 30-35 eğimli 1955 yılında kadastroca taşlık-çalılık olarak tapulama dışı bırakılan yer olduğu, 1999 yılında kesinleşen orman sınırı dışında bırakıldığı, ancak; 1953 ve 1975 tarihli memleket haritasında yeşil … çalılık alanda göründüğü, yüksek eğimli olup, orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğu, orman kadastrosunun yapılmasından sonra taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 3. maddesi gereğince Orman Bakanlığının 01.02.2002 gün ve 1 sayılı olurları ile muhafaza ormanı sınırları içine alındığı, 15.04.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/d maddesi gereğince bu tür yerlerin Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması zorunlu olduğu ve aynı maddenin ikinci fıkrasında orman rejimine girmiş olduğu kabul edilen bu sahaların herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma niteliğini ortadan kaldırmayacağından 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış orman olarak sınırlandırılacağı gibi, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun kesinleşen mahkeme kararı ile de belirlendiği anlaşılmaktadır.
…. Köylerindeki ormanları içine alan Kırıklı-Dörtler Muhafaza Ormanı haritasında gösterilen Doğusu; … Baraj Gölü, Batısı: Solbaş-Çatalan Yolu, Kuzeyi; Makam Sırtı – Cümbüşün Çiri Tepe – Bulgur Dağı – Kaşobo – Püren Dağı – Narlı … Tepe – Naipler Mahallesi – Çatalan Yolu, Güneyi; … Baraj Gölü – Çakıt Çayı ile çevrili saha içindeki ormanların “sürekli muhafaza ormanı olarak ayrıldığı” 13.08.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Muhafaza Ormanlarının Ayrılması ve İdaresi Hakkında Yönetmeliğin; “Sürekli Ayrılma” başlıklı 3. maddesi aynen;
Sürekli Ayrılma:
Madde 3- Bir ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin sürekli olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için bu alanların:
a) Çığ, arazi kayması ve erozyon nedeni ile bir afetin oluşması muhtemel yerlerde bulunması,
b) Yerleşim merkezlerinin … sağlığını olumlu yönde etkilemesi,
c) … ve demiryolları ile yerleşim yerlerini toz ve kum fırtınalarına karşı korunması,
d) Baraj, göl ve nehir yataklarının dolmasını engellemesi,
e) Yurt savunması için korunmasının zorunlu görülmesi,
f) Muhafaza ormanlarının tamamlanması için bunlara eklenmesi lazım gelen sahipli yerlerden olması, esas ve şarttır.
Öncelik:
Madde 4- Bir ormanın, maki ve fundalığın veya sahipli yerin sürekli olarak muhafaza ormanına ayrılabilmesi için 3. maddedeki şartlardan en az birinin mevcudiyeti yeterlidir. Bu şartlardan hepsini veya birkaçını bünyesinde toplayan yerler muhafaza ormanına ayrılmada öncelik kazanır.”
hükümlerinin bulunduğu,
Davaya konu taşınmazların içinde bulunduğu Sürekli Muhafaza Ormanı olarak ayrılmasına ilişkin 23.11.2000 günlü raporda, yönetmelikde belirtilen koşullardan;
1- … Baraj Gölü kenarında ve … Barajının su toplama havzası içinde olması,
2- Halen Adana Büyükşehir Belediyesine yapılan içme suyu isale haltı projesinde yer alan ve inşaatı devam eden Doğu ve Batı su isale köprülerinin yapımı ile Büyükşehir Belediyesi mücavir alanına irtibatlandırılması nedeniyle ormana olan baskının azaltılması,
3- … Baraj Gölünün ve nehirin dolmasının engellenmesi,
4- Su korunma alanı olarak planlamaya konu edilen ve muhafaza ormanı içinde kalan ormanların … sağlığının iyileştirilmesine ve sürdürülebilirliğine daha etkin katkıda bulunması amacıyla 6831 Sayılı Yasanın 23. maddesi gereğince KIRIKLI – DÖRTLER MUHAFAZA ORMANI ismi ile DEVAMLI (SÜREKLİ) MUHAFAZA ORMANI olarak ayrılmasının gerektiğinin” bildirildiği ve 23.11.2001 günlü bu raporun, Orman Genel Müdürlüğünün 23.01.2002 günlü teklifi ile Bakanlık Makamına sunulduğu ve Orman Bakanlığının 31.02.2002 gün ve 1 sayılı “oluru” ile kabul edilerek DEVAMLI (SÜREKLİ) MUHAFAZA ORMANINA ayırma olgusunun kesinleştiği muhafaza ormanına ayırma işleminin yukarıda isimleri yazılı köyler ile komşu köylerin tümünde ilan edildiği muhafaza ormanına ayırmaya ilişkin 23.11.2001 günlü raporun 3/5 maddesinde “muhafaza ormanı içerisinde münferit ve dağınık halde bulunan ve muhafaza ormanı bütünlüğünü bozan, özel şahıs arazileri kamulaştırılmalı, Hazine arazileri ise ağaçlandırılmak üzere tahsisi talep edilmelidir” şeklinde açıklamalarda bulunulduğu, 6831 Sayılı Yasanın 3, 4, 23 ve 25. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde muhafaza ormanları ile milli parkların aynı hukuki konumda oldukları H.G.K.nun milli parklar konusunda oybirliği ile verdiği 09.11.1988 gün ve 1988/8-542-893 sayılı kararında “orman rejimine alınan bu tür yerler için sonradan tapu alınamayacağının” kabul edildiği, milli park ve muhafaza ormanı olarak ayrılma işleminin başlı başına o taşınmazı orman rejimi içine alma işlemi olduğundan, tapuda kaydı bulunmayan taşınmazların o yerde yapılıp kesinleşen orman sınırı dışında bırakılmış olsa ya da o yerde hiç orman kadastrosu yapılmamış olsa dahi “orman niteliğinin devamı” başlıklı 1984 tarihli yönetmeliğin 38 ve 1986 tarihli yönetmeliğin 31 ve son olarak çıkartılan ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 34. maddesinde “6831 Sayılı Orman Yasasının 1. maddesine göre, orman sayılan yerlerdeki; yanan orman alanları, muhafaza ormanları, milli parklar, izin ve irtifak … tesis edilen ormanlar, orman olarak kamulaştırılan ve orman rejimi içine alınan yerler, orman sayılan yerlerden olma özelliğini korurlar.” hükümleri gereğince orman sayılacağı, … Baraj Gölü su toplama havzası ve koruma sahasında kalan bir taşınmazın tek başına korunacak yer niteliklere sahip olmadığından, gölün … ve ekolojik değerler ile birlikte bir bütün olarak korunmasının esas alacağı, somut olaya bu açıdan bakıldığında … Baraj Gölünün çevresinin bir bütün olarak muhafaza ormanı niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği 3402, Sayılı Yasanın 17. maddesi ve Anayasanın 169. maddesi gereğince ormanların imar ihya ve zilyetlik yolu ile kazanılma olanağının da bulunmadığı, yukarıda açıklanan nedenlerle; 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman olduğu kesin olarak belirlenen taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, tarla niteliğiyle tescile karar verilmesi isabetsiz ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının bu nedenle kabul edilmesi gerekir ise de, bu konu hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüş olmakla, hükmün (a) bendinin 3.satırındaki “TARLA VASFI İLE MALİYE HAZİNESİ ADINA TAPUYA TESCİLİNE, bu yer üzerinde bulunan … ağaçlarının davalı … oğlu 1931 doğumlu … …’e ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine” cümlesinin hükümden çıkartılarak bunun yerine “ORMAN niteliği ile Hazine adına tesciline” cümlesi yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. Maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 07/04/2009 günü oybirliği ile karar verildi.