YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5682
KARAR NO : 2006/8776
KARAR TARİHİ : 25.09.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, Kredili Mevduat Hesabı (Emlak Dost Hesap) sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine Dairemizce “Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna” dair bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, davalıların icra dosyasında 1.365.YTL.lik miktara yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamına, KKDF’nin takibe kadar uygulanmasına, takipten sonra uygulanmamasına, takibe % 10 vekalet ücreti yazılarak İİK.nun madde 138’e aykırı olarak vekalet ücreti istemlerinin reddine, işlemiş temerrüt faizine takipten sonra faiz yürütülmesine, mahkemece kabul edilen miktar ve anaparanın % 40’ı olan 484.00.-YTL davalıların davacı lehine inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı …, davalılardan Necmettin …’ın kefaleti ile diğer davalı …’a kullandırılan kredinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalıların icra takibine karşı yaptıkları itirazlarında talep edilen alacağın 500.000.000.-TL.sını kabul ederek fazlasına itiraz ettikleri anlaşılmaktadır. Diğer yandan davalılardan Necmettin …, kullandırılan krediye 1.000.000.000.-TL. limit ile kefalet etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan önce hesabın katı tarihi ile banka alacağının belirlenerek kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında bu alacağa akdi faiz uygulamak, bulunan akdi faiz, ana paraya eklenerek bulunan toplam alacağa temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi işletilmek suretiyle takip tarihi itibariyle alacak saptanmalı, bu arada kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu ilkesinden hareketle takip tarihi itibariyle kefilin sorumluluğunun ayrıca hesaplanması ve icradaki kısmi itirazlar da gözetilerek hasıl olacak sonuca göre kazanılmış haklarda korunmak suretiyle bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.