YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1378
KARAR NO : 2009/5964
KARAR TARİHİ : 07.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 15/05/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07/04/2009 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı … gelmedi, karşı taraftan davalı HAZİNE vekili Avukat … ile davalı … YÖNETİMİ vekili Avukat … … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … … Köyünde bulunan ve 1977 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile nitelik kaybı nedeni ile orman dışına çıkarılan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir
Mahkemece, 2003/373- 2004/636 sayılı karar ile davanın kabulüne verilmiş hükmün, davalılarca temyiz edilmesi üzerine,Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2005/6921- 7042 sayılı bozma kararı ile, “Dava konusu taşınmazın orman niteliğini kaybettiği nedeniyle orman dışına çıkarıldığı,taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca 1945 yılında yapılan orman sınırlandırması ile orman sınırı içinde kalıp kalmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmadığı, öncesi orman olan bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesinin mümkün olmadığı, ancak nitelik kaybı sebebiyle orman dışına çıkarıldığı ve tapuya tescil edilmediği takdirde çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten tapuya tescil tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile kullanılmış olması halinde böyle bir yerin kazanılması mümkün olacağı, somut olayda bu yönler anlaşılmadığı, bu nedenle, 3116 Sayılı Yasa döneminde yapılan sınırlamaya ait belgeler ile aplikasyon ve nitelik kaybı sebebiyle dışarıya çıkarılan işlemlere ait belgelerin ve 224 ada 1 parselin oluşumu ve 108 ada 3 parselin ifrazına ilişkin tüm belgelerin eksiksiz olarak getirtilip dosya arasına konulması, ondan sonra yerinde yerel, teknik ve ormancı bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılması, bu belgelere göre taşınmazın niteliğinin belirlenmesi, orman dışına çıkarılan bir yer ise çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten 224 ada 1 parselin tapuya tescil edildiği tarihe kadar kazanma süresi ve koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılıp belirlenmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 yılında yapılarak kesinleşen ilk tahdidin aplikasyonu ile, 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile, 2002 yılında yapılarak kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır. Davaya konu taşınmazın, 31/12/1948 tarih 77 sayılı, devlet ormanı niteliğindeki ve maliki hazine olan tapu kaydına dayanılarak, 224 ada 1 parsel numarası ile orman olarak hazine adına tescil edildiği, daha sonra orman niteliğini yitirdiğinden Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğu nedeniyle 28/09/2003 tarihinde orman parselinden ifraz edilerek 5387,73 m2 yüzölçümünde tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde iken, 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile VII sayılı poligon içinde Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğunun anlaşıldığına, öncesi orman olan bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetliği yoluyla edinilmesinin mümkün olmadığı gibi, 27 Ocak 2009 gününde yürürlüğe giren 5831 sayılı tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 5. maddesi ile 6831 Sayılı Kanuna eklenen, EK MADDE’ 10’da aynen (Bu kanunun; 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı Kanun ve 5/6/1986 tarihli ve 3302 Sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemez.”hükmü getirilmiş olduğuna, taşınmazın bu hali ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanmaya elverişli taşınmaz niteliğinde olmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-YTL vekalet ücretinin davacı …’dan alınarak, davalı … YÖNETİMİ ve HAZİNE’ye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/04/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.