Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/9446 E. 2009/12917 K. 09.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9446
KARAR NO : 2009/12917
KARAR TARİHİ : 09.09.2009

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ….. ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 272 ada 13 parsel sayılı 97802,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çamlık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar 20.01.2009 tarihle dava dilekçeleri ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 272 ada 13 numaralı parselin farklı farklı yerlerine dava açmışlardır. Mahkemece dava dilekçelerinin görevsizlik nedeniyle reddine, mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili … Sulh Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm davacılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içinde bulunan kadastro tesbit tutanağı aslı ve örnekleri ile kadastro müdürünce onaylanan askı cetveli örneklerinden, … Köyünde 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan arazi kadastrosu sonuçlarının Yasanın 11. maddesine göre 22.12.2008 ila 20.01.2009 tarihleri arasında 30 gün süreyle ilan edildiği anlaşılmaktadır. Aynı şekilde dosya içindeki Orhangazi Kadastro Müdürlüğünün Mahkemeye gönderdiği 11.03.2009 tarihli yazıda ilanın başlama tarihi 22.12.2008, ilanın bitiş tarihi 20.01.2009 olarak bildirilmiş 19.12.2008 tarihi evrakların ilana çıkış tarihi olarak gösterilmiştir. Kadastro mahkemesince, askı ilan cetvellerindeki ve tutanak asıllarındaki tarihlere değil, kadastro müdürünün mahkemeye gönderdiği yazıdaki ilana çıkış tarihi olarak gösterilen 19.12.2008 tarihi ilan süresinin başlama tarihi olarak kabul edilerek, askı ilanının 19.12.2008 tarihinde başladığı, bu tarihten itibaren 30 gün hesaplanarak askı ilanının 18.12.2009 tarihinde sona erdiği ve davanın sonra 20.01.2009 tarihinde açıldığı kabul edilerek görevsizliğe karar verilmiştir.
3402 Sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince askı ilan süresi içinde açılacak davalara bakma görevi Kadastro Mahkemesine aittir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerekir.
Bu nedenle, halli gereken sorun; askı ilanının hangi tarihlerde yapıldığı ve davanın askı süresi içinde açılıp açılmadığıdır. 3402 Sayılı Yasanın 11. maddesi ve Kadastro İlanları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre, Kadastro Müdürü kadastro tutanaklarına göre yapılan tesbitlere dayanarak askı ilan cetvelleri düzenler, bu cetvelleri ve pafta örneklerini müdüriyette ve ayrıca muhtarın çalışma yerinde 30 gün süreyle ilan ettirir. İtirazı olanların bu süre içinde Kadastro Mahkemesinde dava açabileceğini belirtir. 30 günlük askı süresi ilanın yapıldığı günün ertesi gününden işlemeye başlar. Askı ilanın yasa ve yönetmelikte öngörülen 30 günden daha az süreyle ilan edilmesi, yasanın tanıdığı 30 günlük dava açma süresini etkilemez.
3402 Sayılı Yasanın 11/1, 29/3, H.Y.U.Y.’nın 159, 161 ve kadastro ilanları hakkındaki yönetmeliğin 9. maddesi gereğince ilanın yapıldığı günün ertesi gününden başlamak üzere 30 günlük süre içinde açılacak davalara kadastro mahkemeleri bakmakla görevlidir. Somut olayda, bu hükümlere göre düzenlenen ilan cetvellerine ve kadastro tesbit tutanağı asılları örneklerine göre, ilanın 22.12.2008 ila 20.01.2009 tarihleri arasında 30 gün süreyle yapıldığı kaydedilmiştir. Kadastro müdürlüğü de 19.03.2009 tarihli cevabi yazısında askı ilanının 22.12.2008 ila 20.01.2009 tarihleri arasında yapıldığını bildirmiştir. Bu yazıda ilana çıkış tarihi olarak gösterilen 19.12.2008 tarihi tutanakların ilana çıkarılmak üzere gönderildiği tarih olup askı ilanının başlama tarihi olarak kabul edilemez
O halde, davacıların 3402 Sayılı Yasanın 11. maddesi hükmüne göre 30 günlük askı ilan süresi içinde açtığı davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu düşünülmeden, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar T.. D.., A.. D.., İ.. D.. ve K.. M.. temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davacılar yönünden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 09.09.2009 günü oybirliği ile karar verildi.