Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/40549 E. 2023/15928 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/40549
KARAR NO : 2023/15928
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen, bozma üzerine verilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, mağdur ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, mağdur …’ın 26.11.2019 tarihli celsede şikayetinden vazgeçtiğini belirtmiş olması karşısında katılma kararının hükümsüz kaldığı, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği vekilinin sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında katılan …’a yönelik hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında mağdur ve katılana yönelik kasten yaralama, katılana yönelik hakaret suçlarından, Yargıtay 18 inci Ceza Dairesinin bozma kararı sonrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci, 125 inci maddesinin bir ve 129 uncu maddesinin üçüncü fıkraları uyarınca beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ve mağdur vekilinin temyiz isteğinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü taraflar arasında yaşanan tartışma sırasında sanığın katılan ve mağdura “utanmazlar, o…lar” şeklinde, sanık …’nin ayrıca “akşam eve gelin kocam ve çocuklarım sizi sinkaf etsinler” biçiminde hakarette bulundukları, sanığın katılan ve mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladıkları iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdur vekilinin temyizi yönünden
Mağdur …’ın 26.11.2019 tarihli celsede şikayetinden vazgeçtiğini belirtmiş olması karşısında katılma kararının hükümsüz kaldığı, bu nedenle 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan vekilinin temyizi yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci ve 125 inci maddesinin birinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanığın sorgusunun yapıldığı 23.09.2014 tarihine göre, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Mağdur vekilinin temyizi yönünden
Açıklanan nedenle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararına yönelik mağdur vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan vekilinin temyizi yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.