YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2835
KARAR NO : 2023/1824
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Mahkûmiyet
Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2013 tarihli ve 2012/1082 Esas, 2013/658 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 07.11.2013 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 2022/21006 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/25966 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/25966 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.12.2021 tarihli ve 2021/12446 Esas, 2021/14929 Karar sayılı ilâmında yer alan ‘…suça sürüklenen çocuğun…Basit Yaralama suçundan mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan beraatine karar verilmiştir…Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan verilen kararın katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin…bozma kararı ile…suça sürüklenen çocuk hakkındaki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının bozulmasına karar verilmiştir… kasten basit yaralama eyleminin kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturup oluşturmadığının mahallinde mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden suça sürüklenen çocuk hakkındaki kasten basit yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir…’ şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanık ile müştekinin olay tarihinde evli oldukları, şüphelinin olayda ele geçirilen bıçağı müşteki eşinin boğazına tutarak zorla arabaya bindirdiği, araç içerisinde şüphelinin müştekinin yüzüne eli ile vurarak basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde yaraladığı, araçla biraz hareket ettikten sonra olayı görenlerin ihbarı üzerine polislerin aracı durdurduğu, araç içerisinde şüphelinin ruhsata tabi olmayan saldırı amaçlı taşıdığı bıçağın ele geçtirildiğinden bahisle sanık hakkında kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından beraatine, kasten yaralama suçundan ise mahkûmiyetine karar verildiği, beraat kararlarının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31.05.2021 tarihli ve 2019/3144 Esas, 2021/15021 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde ise sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/583 Esas, 2022/79 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, kasten yaralama suçunun 5237 sayılı Kanun’un 109/2. maddesinde düzenlenen suçun ‘cebir’ unsurunu oluşturduğu ve anılan Kanun’un 42. maddesi uyarınca kasten yaralama suçundan ayrıca hüküm kurulamayacağı, dolayısıyla sanığın sabit kabul edilen eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109/2. maddesinde ifadesini bulan cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu kapsamında kaldığı cihetle, sanığın ayrıca kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Resmî nüfus kayıt örneklerinden tarafların evli oldukları, olay günü saat 01.30 sıralarında şikâyetçinin çalıştığı restoran çıkışında hükümlünün beklediği, ancak şikâyetçinin eşi ile beraber gitmek istemediğini söylediği, hükümlünün bıçağı şikâyetçinin boğazına tutarak zorla arabaya bindirdiği, araç içerisinde yüzüne eli ile vurarak basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde yaraladığı iddiasıyla Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2012 tarihli ve 2012/60703 Soruşturma, 2012/18793 Esas, 2012/9073 İddianame numaralı evrakı ile düzenlenen iddianamede hükümlünün 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 6136 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri gereği cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Mahkemece hükümlünün kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine, diğer suçlardan beraatine karar verilmiştir.
2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından verilen kararların o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 31.05.2021 tarihli ve 2019/3144 Esas, 2021/15021 Karar sayılı kararı ile anılan kararların;
“Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, 18.11.2012 tarihli tutanakta polise bir şahsın bir bayanı zorla araca bindirip götürdüğünün ihbar edilmesi, adli muayene raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mağdurenin çalıştığı içkili lokantada bir süre alkol alan sanığın, lokanta çıkışında eşi olan mağdureyi beklemeye başladığı, mağdurenin iş çıkışında sanığın kendisini beklediğini gördüğü, sanığın mağdureden kendisiyle gelmesini istediği, hal ve tavırlarından korktuğu için sanıkla gitmek istemediği, bunun üzerine sanığın olaydan sonra ele geçen bıçağı mağdurenin boğazına dayayarak zorla araca bindirdiği, bu durumun etraftakiler tarafından polise ihbar edildiği, seyir halinde iken sanığın mağdureyi darp etmeye devam ettiği, son olarak polis tarafından durdurulması üzerine mağdurenin kurtarılması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın üzerine atılı suçların gerçekleştiği anlaşılmakla, hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken, dosya kapsamına uymayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin bozma ilâmı gereği Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/583 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararları ile hükümlü hakkında;
a) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye,
b) 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen cezanın, temyiz edilmeksizin 05.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
4. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinde yer alan; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme uyarınca inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlünün gerçekleştirdiği kasten yaralama eyleminin kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturması nedeniyle hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2013 tarihli ve 2012/1082 Esas, 2013/658 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
“Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2013 tarihli ve 2012/1082 Esas, 2013/658 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında şikâyetçi … Işık’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.