YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4867
KARAR NO : 2023/3148
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit zimmet
HÜKÜM : Zincirleme basit zimmet suçundan mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.08.2009 tarihli ve 2009/18210 Esas, 2007/35908 Soruşturma, 2009/628 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 248 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi ve 63 üncü maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2011 tarihli ve 2009/393 Esas, 2011/366 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Katılan … vekilinin itirazı üzerine Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2011 tarihli ve 2011/903 Değişik iş sayılı Kararı ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına hükmedilmiştir.
4.Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2013 tarihli ve 2013/421 Esas, 2013/393 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesi ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın tahsil ettiği paraları hangi sürelerde ve nereye yatıracağı konusunda belirlilik olmadığına, zararın büyük bölümünün kendisinin de yöneticisi konumunda olan kişilerden toplayamadığı alacaklardan oluştuğuna, ödeme iradesini soruşturma başlamadan önce ortaya koyduğuna, eylemin kullanma zimmetini oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın 15.06.2006 ile 19.06.2007 tarihleri arasında Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü tarafından Antalya Valiliğinde verilen öğle yemeklerinde yemek yiyen personelden yemek katkı payı ücretlerini tahsil etmek, takip etmek ve kurum hesaplarına aktarmak ile görevlendirildiği ve bu dönem içerisinde personelden tahsil ettiği toplam 19.108 TL’yi hesaplara aktarmayarak zimmetine geçirmek suretiyle menfaat temin ettiği kabul edilerek zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın atılı suçu işlemediği, zimmet olarak gözüken miktarın yemek yiyen ancak parasını ödemeyen memurlardan kaynaklandığı şeklindeki savunması ve müdür yardımcısı İlhan’ın müfettişe verdiği ifadesinde sanığın kendisine bazen yemek ücretlerini ödeyemeyenlerin de olduğunu söylediğini belirtmesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, suç tarihlerinde görev yapan kurum müdürü …, müdür yardımcısı … ve bilgi sahibi olabilecek görevlilerin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurularak, sanığın savunmalarında bahsettiği şekilde ödenmeyen paraların olup olmadığının sorulmasından ve suç tarihlerini kapsayan tüm bilgi, belge ve kayıtların getirtilmesinden sonra, mahkemece tarafsız bir bilirkişi heyetinden rapor alınmadığı ve müfettiş raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu da nazara alınarak, dava dosyasının kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, sanık savunmaları da değerlendirilecek şekilde zimmetinde para bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususlarında rapor alınması sonrasında hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın 7.000 TL’yi müfettiş incelemesi sırasında 03.07.2007 tarihli suç duyurusu yazısından önce 29.06.2007 tarihinde ödediği, toplam zimmet miktarından haberdar olunca da 11.05.2009 tarihinde kalan miktarı ödediğinin anlaşılması karşısında, sanığın ödeme iradesinin soruşturma başlamadan önceye yönelik olduğu anlaşıldığı halde verilen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 248 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2/3 oranında indirim yapılması yerine ikinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunluğuna hükmolunduğu sırada bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde sadece memuriyet hizmetlerinden yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2013 tarihli ve 2013/421 Esas, 2013/393 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.