Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1077 E. 2023/3050 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1077
KARAR NO : 2023/3050
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : Mahkûmiyet

Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/102 Esas, 2021/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 17.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.01.2023 tarihli ve 2022/30478 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/8511 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/8511 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“ 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu da kapsayan “Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep” başlıklı 167/2. maddesinde yer alan “(2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, dosya kapsamına göre, müşteki ile sanığın öz kardeş oldukları, aynı konutta yaşamadıkları ve bu nedenle verilecek cezada yarı oranında indirim yapılması gerektiği hususu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep başlıklı 167 nci maddesinin ikinci fıkrası; “Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların…haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
2. Hükümden önce 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarıltılması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 167 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi kılınan kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
3. Hükümden önce 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı belirlenmiştir.
4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanık … hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun ise katılan … olduğu kabul edilmelidir.
5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık …’ın inceleme dışı sanık … ile iştirak halinde hareket ederek, borçlusu katılan … olan suça konu sahte bonoyu icra takibine koymak suretiyle atılı suçu işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında, sanık … ile katılan …’ın kardeş oldukları ve aynı konutta beraber yaşamadıkları anlaşılmakla; öncelikle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu yönünden, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi, uzlaşmanın sağlanamaması durumunda ise 5237 sayılı Kanun’un 167 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilecek cezanın yarısı oranında indirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Sanık …’ın kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine ilişkin Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/102 Esas, 2021/68 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2023 tarihinde karar verildi.