YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4565
KARAR NO : 2006/10868
KARAR TARİHİ : 17.11.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin kefili olduğu dava dışı borçlu … Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti.nin davalı bankadan birden çok kredi kullandığını, kredi sözleşmelerinin tesisi anında bankanın istemi üzerine tanzim ve vade tarihi boş senet verildiğini, davalı bankanın takip tarihindeki gerçek alacağı üzerinden takibe geçmesi gerekirken, senet üzerindeki miktardan haksız ve kötüniyetle takibe geçtiğini iddia ederek müvekkilinin davalı bankaya takip tarihi itibariyle takibin 29.000.000.000.-TL.lık kısmından borçlu olmadıklarının tesbiti ile lehlerine tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, borçlunun bankaya olan borcunun senet takibinden daha fazla olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüyle davacının, 27.930.553.002.-TL. lık kısım yönünden borçlu bulunmadığının tesbitine, kabul edilen bu kısmın % 40’ı oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu yeterli inceleme ve araştırmayı içermediği gibi Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta da değildir. Bu nedenle mahkemece davacı bankanın kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılıp kredi sözleşmesi hükümleri gözönüne alınmak suretiyle takip tarihi itibariyle toplam alacak miktarının tesbiti yönünden yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna uygun bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule göre kötüniyet tazminatına hükmolunması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 17.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.