Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/10279 E. 2009/13400 K. 15.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10279
KARAR NO : 2009/13400
KARAR TARİHİ : 15.09.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin eldeki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilen kadastro mahkemesinin eski 1992/16 Esas, … 2004/7 Esas, yine eski 1992/17 Esas, … 2004/8 E, yine eski 1992/18 Esas … 2004/9 Esas, yine; eski 1992/19 Esas … 2004/10 Esas sayılı dava dosyalarında sırasıyla 07.04.2003 gün ve 2003/2102-2619 sayılı, yine aynı gün 2003/2105-2624 sayılı, yine aynı gün 2003/2103-2623 sayılı, yine aynı gün 2003/2104-2621 sayılı bozma kararında özetle: “Kadastro mahkemesinin, 1982/5 Esasına kaydı yapılan dosyada mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlikle gelen ve toplam 64 adet taşınmazın tescilinin istenildiği, … haneleri boş bırakılan taşınmazların parsel adedinin çokluğu, kanıtların toplanmasında ve keşif yapılmasındaki zorluk nedeniyle dosya, taşınmazların pafta ve mevkileri esas alınarak tefrik edilmiştir. 29.05.1992 tarihinde 8 ayrı esasta yargılamalarının sürdürülmesine karar verilen dava dosyalarından bu dava dosyası ile 1992/13, 16, 18 ve 19 Esas sayılı 5 adet dosyanın Dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılmıştır.
Bu dava dosyasında 6. paftada yer alan 1521, 1522, 1524, 1525, 1526, 1528, 1536, 1546 sayılı parseller, 1992/13 esas sayılı dosyada 8. paftada yer alan 804, 807, 808, 819, 820, 821, 827, 828, 841, 842, 843, 844, 846, 960 sayılı parseller, 1992/16 Esas sayılı dosyada 13. paftada yer alan 1611, 1628, 1629 sayılı parseller, 1992/18 esas sayılı dosyada 7. paftada yer alan 1027, 1028, 1030, 1031, 1037, 1560 sayılı parseller, 1992/19 Esas sayılı dosyada 10. paftada yer alan 1227, 1280, 1340, 1344, 1397, 1425, 1430 sayılı parseller dava konusu olup, bu parsellerden bu dava dosyasındaki 1521, 1522, 1524, 1525, 1526, 1536 sayılı parsellerin orman niteliğinde Hazine adına, diğer parsellerin (1528, 1546) ve diğer dava dosyalarındaki parsellerin kişiler adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından orman sayılmayan, kişiler adına tescil edilen parsellere yönelik, Hazine tarafından kararlar re’sen temyiz edilmiştir.
Birlikte temyiz incelemesi gerçekleştirilen bu dava dosyası ile 1992/13, 16, 18 ve 19 esas sayılı dava dosyalarında genel kural taşınmazların ortak muristen intikali nedeniyle H.U.M.Y.’nın 45. maddesi gereğince davalarının birlikte görülmesi şeklinde ise de, kişiler arasında harici ve rızai taksimin varolması, parsel dayanaklarının pafta ve mevkilerinin farklılığı, kişilerin bu dava dosyalarında verilen hükmü temyiz etmemiş olmaları karşısında bu aşamada eldeki dava dosyalarının birleştirilerek görülmesinde hukuki yarar görülmemiş, hükümlerin ayrı ayrı esasta incelemelerinin yapılması uygun görülmüştür.
1) İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara göre, çekişmeli 1521, 1522, 1524, 1525, 1526, 1536 sayılı parsellerin hükme dayanak alınan uzman orman bilirkişi tarafından eylemli biçimde orman olduğu açıklanmış olması karşısında davalı Hazinenin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Kişiler adına tesciline karar verilen 1528 ve 1546 sayılı parsellere yönelik Yönetimlerin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. 3402
Sayılı Kadastro Yasasının 5, 26, 27 ve 30/2. maddeleri kadastro tesbit tarihinden önce genel hukuk mahkemelerinde dava konusu olan taşınmazlar hakkında nasıl işlem yapılacağını göstermiştir. Tarafların göstereceği deliller ile mahkemece lüzum görülen diğer deliller toplanarak taşınmazlar gerçek hak sahibi adına tescil edilecektir. Oysa, bu biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmamış, çekişmeli 1528 ve 1546 sayılı parsellere 636 ve 1113 numaralı vergi kayıtları getirtilerek dosyaya eklenmemiş, uygulamaları yapılmamış, … parsellerin tesbitine esas alınan dayanağı kayıtlar uygulanmamış, orman bilirkişi raporundaki resmi belgelerin inceleme sonuçları açıklayıcı olmayıp, ziraat raporu hiç alınmamıştır. Öte yandan, 3402 Sayılı Yasanın 14. madde araştırması tüm muris ve mirasçılar yönüyle de hükme yeterli değildir.
O halde; mahkemece çekişmeli 1528 ve 1546 parselleri dıştan çevreleyen taşınmazların parsel numaralarının tesbiti ile onlara ait tutanak örnekleri ile dayanağı kayıt ve belgeler çekişmeli parseller dayanağı tüm kayıtlar değişiklikleri ile bulunduğu yerden istenilerek dosyaya katılmalıdır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, dayanak vergi kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında; serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli yer ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan; bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak vergi kayıtları genişletilebilir sınırları da içerdiğinden, komşu kayıtlardan yararlanmak ve sabit sınırdan başlamak üzere yöntemince zemine uygulanıp, miktarları ile geçerli kapsamları tayin olunmalı; asıl taşınmazın kapsamı orman veya ormandan açma değil ise, miktar fazlasının, sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapmak suretiyle oluştuğu kabul edilmelidir.
Yukarıda değinilen yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı takdirde, Hazineye karşı gerçek kişinin zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının varlığını kanıtlaması gerekir. Bu sebeple, yeniden yapılacak keşifte, davacının varsa zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenip, zilyetliğin nasıl ve ne zaman başladığı; kaç yıl süre ile ne şekilde devam ettiği sorulup, yeterli ve kesin yanıtlar alınmalıdır.
… bilgisine sahip … uzman bilirkişi görevlendirilip, taşınmazdan muhtelif … numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirilip, … toprağı olup olmadığı ve … toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmelidir.
3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar nedeniyle davacı-davalı gerçek kişiler ile ortak murislerin kazandığı … bulunup bulunmadığı; (1982/5 Esaslı … dava dosyasındaki 64 adet kadastro parselleri ve ilgili dava dosyalarındaki diğer kanıtlar da değerlendirilmek suretiyle;)
varsa, cinsi ve miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı da Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması, anılan maddede vurgulanan miktarların aşılıp aşılmadığının saptanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davaya konu … Köyü birliğine dahil 1628 ve 1620 sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 1611 sayılı taşınmazın davalı … … adına tapuya kayıt ve tesciline, 1521, 1522, 1524, 1525, 1526 ve 1536 sayılı taşınmazlar onanıp kesinleştiğinden bu taşınmazlar hakkında başkaca karar verilmesine yer olmadığına, 1528 sayılı taşınmazın hisseleri oranında … … mirasçıları adına, 1546 sayılı taşınmazın harici ve rızai taksim sonucu … … ve … mirasçıları adına, 1027 sayılı taşınmazın … bilirkişi … ‘e ait 14.01.2008 tarihli ek raporda gösterilen yeşile … 1423.45 m2’lik kısmının davalı … … adına, 1028 sayılı taşınmazın … bilirkişi … …’e ait 14.01.2008 tarihli ek raporda gösterilen yeşile … 1579.20 m2’lik kısmının hisseleri oranında … … mirasçıları adına, 1030 sayılı taşınmazın hisseleri oranında … … mirasçıları adına, 1031 sayılı taşınmazın … bilirkişi … …’e ait 14.01.2008 tarihli ek raporda gösterilen yeşile … 1427.80 m2’lik kısmının hisseleri oranında Tasvire … mirasçıları adına, 1037 sayılı taşınmazın vergi kaydı miktar fazlası kapsamında kalması ve taşınmazın bataklık sularının etkisi altında bulunuyor olması nedeniyle tespitinin iptali ile bataklık vasfı ile tescil harici bırakılmasına, 1560 sayılı taşınmazın … bilirkişi … …’e ait 14.01.2008 tarihli ek raporda gösterilen yeşile … 3599.45 m2’lik kısmının hisseleri oranında … … mirasçıları adına 1027, 1028 ve 1031 sayılı taşınmazlardan miktar fazlası olarak kesilen … bilirkişi … …’e ait 14.01.2008 tarihli ek raporda kırmızıya … olarak gösterilen toplam A=1854.50 m2’lik kısmının bataklık niteliği ile tescil harici bırakılmasına, 1560 sayılı taşınmazın miktar fazlısı olarak kesilen … bilirkişi … …’e ait 14.01.2008 tarihli ek raporda maviye … olarak gösterilen B=548.20 m2’lik kısmının orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, hükme … bilirkişiye ait ek raporun eklenmesine, 1344 sayılı taşınmazın … bilirkişi … …’ün 10.08.2007 tarihli ek raporunda gösterdiği B=2242.62 m2’llik kısmının davalı … … adına, aynı raporda gösterilen A=570.38 m2’lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 1227, 1425, 1430 sayılı taşınmazların davalı … … adına tapuya kayıt ve tesciline, 1280 sayılı taşınmazın davalı … … (… oğlu) adına tapuya kayıt ve tesciline, 1340 sayılı taşınmazın hisseleri oranında … … mirasçıları adına, 1397 sayılı taşınmazın hisseleri oranında … mirasçıları adına, 367 sayılı taşınmazın hisseleri oranında … … ve … … mirasçıları adına, 368 sayılı taşınmazın Tasvire … mirasçılarından … … (payını davalı … …’a vasiyet etmiştir) …’in payı …’e verilmek suretiyle mirasçıların hisseleri oranında Tasvire … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetim vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/09/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.