YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33958
KARAR NO : 2023/15963
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece verilen hükümlerin, Yargıtay 18. Ceza Dairesince “Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231/11 inci maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığa gönderilen davetiyenin bila tebliğ iade olmasına rağmen duruşmaya devamla, sanığın savunması ve delilleri sorulmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak mahkumiyet hükümleri kurulmak suretiyle Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 147, 176, 177, 191 inci maddelerine muhalefet edilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yerel Mahkemece bozma üzerine, sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan ise aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararı süresi içerisinde temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “Yapılan yargılama sonunda toplanan delillere, tüm dosya kapsamına; özellikle sanığın savunmasına, müşteki anlatımına, tanık anlatımlarına göre olay günü sanığın kızının kaçırılması ile ilgili Jandarmanın görevlerini yapmadığı iddiasıyla … Jandarma Karakoluna gidip şikayetinin akıbetini sorduğu, müştekinin soruşturmanın devam ettiğini söylemesi üzerine şüphelinin müştekiye hitaben ”ben biliyorum sizin nasıl aradığınızı, siz aramak maksadı ile … Mahallesi’ne gidip kızı kaçıran …’nın babasının evinde ve köy kahvesinde çay içiyorsunuz, işinizi yapmıyorsunuz, siz nasıl jandarmasınız, bir …’yı tutuklayamıyorsunuz, siz görürsünüz, birazdan sizi ararlar, sizi yok edeceğim, sizin gibi jandarmanın anasını avradını sinkaf ederim, karakolun camını kırarım, karakolu yakarım” diyerek kamu görevlisine hakaret ve tehdit suçlarını işlediği” gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık …’un temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.