Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/8014 E. 2006/10535 K. 10.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8014
KARAR NO : 2006/10535
KARAR TARİHİ : 10.11.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı banka ile davalı şirket arasında 20.02.1997 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmenin limitinin bilahare 10.000.000.000.-TL.na kadar çıkartıldığı, davalılar … ve … ’in sözleşmeyi ve limit artırımlarını müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, … n’in sözleşmede imzası olmadığı, ancak maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde hesabın kat edildiği, 10.07.2000 tarihinden sonra 16.08.2000 tarihinde 16.000.000.000.-TL. ipotek tesis edildiği konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı banka, 15.10.2001 tarihinde şirket ve ipotek borçlusu hakkında 16.000.000.000.-TL. üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapmıştır. Banka ipotek limitini aşan 15.491.436.419.-TL.lık kısım içinde, aynı tarihte borçlu ve kefiller hakkında haciz yolu ile icra takibi yapmış, her iki icra takibinde kısmi olarak itiraz edilmesi üzerine de ayrı ayrı itirazın iptali davası açılmış ve her iki dosyada birleştirilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne, itirazın iptaline, takiplerin taleple bağlı kalınarak aynı miktar üzerinden devamına ve 7.596.000.000.-TL. icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, ipotek borçlusu … hakkında aynı zamanda müteselsil kefil olduğu iddiası ile haciz yolu ile takip yapılmış ise de haciz yolu ile yapılan icra takibine itirazı nedeniyle dava açılmamış olmasına, ipotek verilmesinin müteselsil kefiller hakkında haciz yolu ile icra takibi yapılmasına engel teşkil etmeyeceğine, müteselsil kefiller Rıdvan ve …’ın kefalet limitinin 10.000.000.000.-TL. olduğunun anlaşılmasına göre bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Yapılan yargılama ve alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi, Yargıtay denetimine imkân verecek açıklıkta da değildir. Öte yandan açılan davalar birleştirilse de müstakil dava olma niteliklerini korurlar. Bu nedenle birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaması doğru olmadığı gibi, kısmi itirazlar gözetilmeden hüküm kurulması da isabetli değildir.
Mahkemece yapılacak … hesabın kat tarihindeki ve takip tarihindeki banka alacağının belirlenmesi, ayrıca kefillerin kefalet limitleri ve kendi temerrütlerinden doğan hukuki sorumlulukları saptandıktan sonra yapılan kısmi itirazlarda gözetilerek açılan davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmasından ibarettir. Bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,
peşin harcın istek halinde iadesine, 10.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.