Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/14001 E. 2008/131 K. 14.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14001
KARAR NO : 2008/131
KARAR TARİHİ : 14.01.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … dahili davalılar … ve arkadaşları ile davalılar Hazine, Orman Bakanlığı ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 101 ada 288 parsel sayılı 47922,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, daha önce yapılıp 1981 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, ancak 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybeden yerlerden olması nedeniyle orman sınırları dışına çıkartılan yer olması nedeniyle tesbit tutanağı düzenlenmeden 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince tapu siciline aktarılması bakımından ada ve parsel numarası verilmiştir. Davacı … , … tevzi yoluyla mirasbırakanı … ‘a 1955 yılında verilen 22750 m2 yüzölçümlü Şubat 1955 tarih 37 noda … tevzi 5 ada 18 sayılı parsel olarak tapuya kayıtlı tarlasının bu parsel içinde kaldığından bu bölümün tespitinin iptali ile tarla niteliğiyle murisi … adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 14.09.2006 tarihli krokide 101 ada 288 parselin (B1) işaretli 14852,74 m2’lik bölümün öncesinin orman olmadığı ve 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartıldığından davacılar … mirasçıları adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar … ve arkadaşları ve davalılar Hazine, Orman Bakanlığı ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,orman kadastrosuna itiraz, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1744 Sayılı Yasaya göre 06.06.1981 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın 1981 yılında kesinleşen 2. madde alanında kalması nedeniyle 2004 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında tespit tutanağı düzenlenmeden 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince 2. madde sahası olarak tapu kütüğüne aktarılması bakımından ada ve parsel numarası verildiği anlaşılmaktadır.
-2-
2007/14001 – 2008/131

Davacı, 101 ada 288 sayılı parsel içinde miras bırakanı … ,… tevzii komisyonunca verilen tapulu yeri olduğundan ve bu yerin Devlet tarafından ilk tapunun verildiği 1955’den beri tarla olarak kullanıldığını ileri sürerek; tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak kadastro tespitinin iptali ile adına tescile karar verilmesini talep ve dava etmektedir.
İddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu taşınmazın orman sınırı içine alınıp daha sonra ve tespit tarihinden önce, 6831 Sayılı Yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi hükmü uyarınca nitelik kaybı nedeniyle orman sınırlarında değişiklik yapılarak, dava konusu taşınmazın tahdit dışına çıkarıldığı ve işlemin 06.06.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği ve Hazine adına tescil edildiği, 2004 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, taşınmaza ilişkin kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 1996/4 sayılı genelgesi gereğince 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi hükmü uyarınca işlem yapılmak üzere taşınmazın içinde bulunduğu alana 101 ada 288 parsel numarası verilerek sınırlandırılıp orman niteliği ile tapu kütüğüne aktarıldığı anlaşılmaktadır.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 Sayılı Yasanın 26. maddesi hükmüne göre kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi) taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro Mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağının düzenlenmesi ve askı ilan süresi içerisinde dava açılmış olması gerekir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2007 gün vee 2007/20-909 Esas, 2007/891 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden, davaya bakma görevi genel mahkemeye ait olduğundan işin esasına girilmeksizin görevsizlik kararı ile davanın genel mahkemelere gönderilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … davaya katılanların ve davalılar Hazine, Orman Bakanlığı ve Orman Yönetimi temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin inclenmesine bu aşamada gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 14/01/2008 günü oybirliği ile karar verildi.